301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
12 Mart 2026 - Perşembe 12:54 Bu yazı 6 kez okundu
 
KALDIRIMLAR
Fatih TEKBAŞ
adanadoruk01@gmail.com
 
 

Türkiye’nin pek çok kentinde yaşayan milyonlarca insanın her gün çarpıştığı bir gerçeklik. Şehir planlaması sadece "yol yapmak" sanıldığı sürece; yaşlılar, engelliler ve çocuklu aileler kendi mahallelerinde bile hapis kalıyorlar. Yol yürümek yayalar için bir cefaya, bir çileye dönüşüyor. 
Özellikle Adana gibi köklü ama plansız büyüme sancıları çeken şehirlerde, kaldırımlar bir yürüme alanından ziyade "engelli parkuru"na dönüşmüş durumda. Ne yazık ki, şehir plancıları sadece söylemlerini iki kulak ötesi duymuyor. 

Neden Bu Kadar
 Zorlanıyoruz?

Kaldırımların Standart Yoksunluğu: 20 cm ile 50 cm arasındaki fark, mühendislik hatasından ziyade denetimsizlikten kaynaklanıyor. Her bina sahibi kendi önündeki kaldırımı kafasına göre yükseltince ortaya o kopuk yapı çıkıyor. 
Denetim yok, işi yapan ehil kişiler değil!

İşgaller ve Güvenlik: Kaldırımların motosiklet, elektrikli bisiklet, scooter tarafından "ekstra şerit" olarak kullanılması, sadece konforu değil can güvenliğini de tehdit ediyor. Denetim eksikliği, yayayı kendi alanında sığınmacı durumuna düşürüyor.
Erişilebilirlik İllüzyonu: Pusetli bir anne veya tekerlekli sandalye kullanan bir engelli için o "kazı kazan" gibi parçalanmış taşlar sadece yavaşlatıcı değil, aşılması imkansız birer duvar olduğu için aşılmaz hale geliyor.

Bu Durumun Yarattığı Gizli Tehlikeler

1-Sosyal İzolasyon: 70-80 yaşındaki bir amca veya teyze, "düşerim de bir yerim kırılır" korkusuyla sokağa çıkmaktan çekiniyor. Bu da yaşlı nüfusun sosyal hayattan kopmasına neden oluyor.

2-Trafik Kaosu: Kaldırımda yürüyemeyen yaya yola iniyor; bu sefer araçlarla karşı karşıya kalarak kaza riskini artırıyor. Maalesef yöneticilerin bu durum hiç te umurunda değil.

3-Ekonomik Kayıp: Esnaf, kapısının önündeki kaldırımı işgal ederek müşteri çekeceğini sanıyor ama aslında yürümeyi zorlaştırarak potansiyel yayayı oradan kaçırıyor. Kaldırımlar işgal altında, belediyeler önceliği kanacağı paraya verdiği için, yayanın oradan bin bir zorlukla geçmesi umurunda olmuyor. Kaldırımları kafelere ve iş yerine satabildiği kadarıyla satıyor. 
Belediye için gelir önemli. 
Örnek Ziyapaşa Bulvarında bir yürüsünler de görelim. 
Şehirler sadece "genç, sağlıklı ve otomobil sahibi" bireyler için tasarlanırsa, o şehir yaşayan bir organizma değil, sadece bir geçiş koridoru olur. 
"Evrensel Tasarım" ilkesine göre bir şehir, en zayıf halkası (bebekler ve yaşlılar) için ne kadar güvenliyse, herkes için o kadar kalitelidir.


Bu konuda bir farkındalık oluşturmak adına, yerel yönetimlere (belediyelere) yönelik çözüm önerilerini içeren veya bu durumu teknik/etik açıdan fikir veya proje sunsa, emin olun, ellerinin tersiyle iterler.
Ekonomik durumu iyi olanlar zaten sokak ve caddelerde gezmez ve yürümez ler, dar gelirli, normal vatandaşlar bu şehri kullanıyor desem, kimse dudağını ısırmasın. 
Gerçek bu!!!
Kısaca Adana’da  sokak ve caddelerde dükanı ve iş yeri olanlar, kaldırımı ve yolu da sahipleniyor.  Kaldırıma park eden araçlar, kimi kime şikayet edeceğiz. 

 
Etiketler: KALDIRIMLAR,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Adana

Güncelleme: 06.07.2022
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı