Hayalimizdeki Şehir mi, Kaderine Terk Edilen Sokaklar mı?
Adana, her sokağında ayrı bir hikâye barındıran, enerjisiyle insanı büyüleyen bir şehir. Ancak son dönemde bu enerji, plansızlık ve çözüm bekleyen sorunların gölgesinde kalmaya başladı. Bugün, şehrin geleceğine dair hem umutlarımızı hem de göz ardı edemediğimiz gerçekleri masaya yatırma vakti.
Mimari ve Ulaşımda Vizyon Değişimi
Şehrin kimliğini belirleyen en önemli unsurlar meydanlar ve sosyal alanlardır. Adana’ya kazandırılacak modern bir kongre merkezi ve geniş bir şehir meydanı, kentin kültürel ve sosyal vizyonunu bir üst seviyeye taşıyacaktır.
Sadece bina yapmak yetmez; kenti denizle barıştırmak, denizi Adana’ya "yaklaştırmak" hayati bir projedir.
Ulaşım konusunda ise Atatürk Parkı sorumlusu Turgay Altınordu’nun bir fikri var. Yüreğir’den Karataş’a kadar uzanan Hasan Şaş Bulvarı orta refjünden gidiş geliş bir metro konabilir, diyor.
Hızlı tren hattı ile Karataş’a ulaşmak, denizle yakınlaşmak demektir. Şehrin turizm potansiyelini patlatabilir. Şehir içi trafiği rahatlatacak bir link hattı ve tarihi bölgelerde nostaljik faytonlu turların düzenlenmesi, Adana’yı sadece bir tarım ve sanayi kenti değil, bir turizm destinasyonu haline getirebilir.

Alt Yapı ve Doğa: Bir Yağmurla Gelen Sınav
Maalesef her şiddetli yağışta sokaklarımız göle dönüyor. Alt yapının sil baştan, modern standartlarda yeniden yapılması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Son dönemdeki yoğun yağışlar ve baraj sularının kontrollü tahliyesi bize gösterdi ki; su yönetimi konusunda daha stratejik adımlara ihtiyacımız var. Yerel güç odaklarının, iş dünyasının bir araya gelip kalıcı çözümler üretmesi, suyun buharlaşıp gitmesine seyirci kalmaması gerekiyor.
Yani yapay bir gölet veya baraf yapılabilir.
Aşırı sıcaklar olsa bile, üreticiler yatağa ürkek girmez.
***
Sosyal Yaralar ve Gençliğin Geleceği
Şehrin fiziksel inşası kadar sosyal inşası da önemli. Adana sürekli göç alan ama ne yazık ki nitelikli beyin göçü veren bir şehir haline geldi. Bu dengesizliği kırmanın yolu sosyal belediyecilikten geçer.
Ücretsiz amatör spor salonlarının eksikliği, gençlerimizi enerjilerini boşaltacak mecralardan mahrum bırakıyor.
Bunun en acı sonucu ise sokaklarda gördüğümüz madde bağımlılığı manzaralarıdır. Madde bağımlılığıyla mücadelede çok daha ciddi ve kararlı bir duruş sergilenmelidir.
Yeşilimizi ve Parklarımızı Korumak
Atatürk Parkı ve Merkez Park gibi şehrin akciğerleri olan alanları korumakta zorlanıyoruz. Plansız yapılaşmanın önüne geçmek ve şehre yeni yeşil alanlar kazandırmak, gelecek nesillere borcumuzdur.
Sonuç olarak; Adana’nın gücü birleştiğinde aşamayacağı engel yok. Ancak bunun için günübirlik politikalar yerine; ulaşımıyla, alt yapısıyla, sosyal donatılarıyla ve gençliğine sahip çıkan anlayışıyla "bütüncül bir şehir planlamasına" ihtiyacımız var. Adana bunu fazlasıyla hak ediyor.
***
Bakıyorum bizim patronlar Adana Ticaret Borsa’sında bir araya gelmiş, galiba silkelenme zamanı diyorlar.
Yani aklın yolu bir.
Adana’nın vizyonsuz şehir yapılaşması, trafik sorunu, tarım ve kuraklık sorunu madde bağılılık sorunu elzemdir.
Hatta ve hatta temizlik sorunu diz boyunu aşıyor. Çevre illerden hiç örnek alınmıyor?
|