Başkentimiz 7 Temmuz’da tarih yazacak.
Son on yılda (2016-2026) düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirveleri'nin yapıldığı başlıca yerler…
Bunları sıralıyorum çünkü olağanüstü güvenlik önlemleri var.
Tabi Ankara misafirlerini iyi ağırlamak için olağanüstü bir çaba sarf ediyor.
2026: Ankara, Türkiye
2025: Lahey, Hollanda
2024: Washington, ABD
2023: Vilnius, Litvanya
2022: Madrid, İspanya ve Brüksel, Belçika (olağanüstü zirveler dahil)
2021: Brüksel, Belçika
2019: Londra, Birleşik Krallık
2018: Brüksel, Belçika
2017: Brüksel, Belçika
2016: Varşova, Polonya
Güvenlik Önlemleri
NATO zirveleri, dünya liderlerinin bir araya gelmesi nedeniyle her zaman "en üst düzey" güvenlik protokolleriyle korunur. Bu önlemler ev sahibi ülkeye göre değişse de genel olarak şu standartları içeriyor.
Personel ve Kolluk Kuvvetleri: Binlerce polis, jandarma ve özel harekat biriminin görevlendirilmesi (Örneğin, 2026 Ankara Zirvesi için yaklaşık 70.000 personelin görev alması planlandı.)
Hava ve Kara Güvenliği: Hava sahasının uçuşa yasak bölge ilan edilmesi, hava savunma sistemlerinin yüksek alarm durumuna geçirilmesi ve ulaşım güzergahlarının özel korumaya alınması.
İstihbarat ve Siber Güvenlik: Terörle mücadele birimleri, siber güvenlik ekipleri ve istihbarat birimlerinin 7/24 koordineli çalışması.
Kısıtlamalar: Toplantı alanları ve kritik bölgelerin etrafında geniş çaplı güvenlik çemberleri, yerel trafik kısıtlamaları ve bazen protesto veya gösteri yürüyüşlerine yönelik geçici yasaklar.
Altyapı: Liderlerin iniş-kalkış yapacağı özel havaalanı düzenlemeleri ve konaklama tesislerinde üst düzey fiziksel güvenlik önlemleri.
Dünya liderlerinin, savunma bakanlarının ve binlerce diplomatın bir araya geldiği bu zirvelerde uygulanan güvenlik stratejileri, ev sahibi ülkenin kendi imkânlarıyla NATO’nun standart güvenlik gerekliliklerinin birleşimiyle oluşur. İşte batı ülkelerindeki zirvelerde de görmeye alışkın olduğumuz standart uygulamalar:
Uçuşa Yasak Bölgeler: Zirvenin yapıldığı şehrin hava sahası, zirve süresince sivil uçuşlara tamamen kapatılır. Hava savunma sistemleri, "yüksek alarm" seviyesine geçirilerek bölgeyi koruma altına alır.
"Kilitli" Şehir Protokolü: Zirve alanının etrafında kilometrelere yayılan bir "güvenlik çemberi" oluşturulur. Bu bölgelerde yollar trafiğe kapatılır, toplu taşıma güzergâhları değiştirilir ve bölge sakinleri için özel geçiş izinleri zorunlu tutulur.
İstihbarat Koordinasyonu: Sadece yerel polis veya asker değil, liderlerin kendi ülkelerinden getirdiği koruma ekipleri (ABD için Secret Service gibi) ile ev sahibi ülkenin istihbarat birimleri (CIA, MI6, BND vb.) zirve boyunca 7/24 koordineli çalışır.
Siber Güvenlik ve Elektronik Harp: Zirve süresince dijital altyapıyı korumak adına yoğun bir siber devriye yürütülür. Elektronik harp birimleri, sinyal bozucu (jamming) sistemlerle bölgedeki dron uçuşlarını veya olası siber saldırı girişimlerini engeller.
Protesto ve Gösteri Kısıtlamaları: Batı ülkelerinde demokratik ifade özgürlüğü anayasal bir hak olsa da, NATO zirveleri gibi kritik uluslararası etkinliklerde, toplantı güvenliğini tehlikeye atabilecek gösteriler için "özel protesto alanları" belirlenir veya kritik bölgeler tamamen gösteriye yasaklanır.
Özetle; ister Washington, ister Madrid, ister Lahey olsun, bir NATO zirvesi süresince o şehir adeta "kale" haline getirilir. Türkiye'nin Ankara'daki zirve için uyguladığı 70.000 kişilik güvenlik gücü ve hava savunma önlemleri, aslında Avrupa ve ABD'deki emsalleriyle tamamen paralel, standart bir "yüksek seviyeli koruma" pratiğidir.
Yani bazı tv haberlerinde bunun risklerini de söylemeden geçmiyorlar.
Ankara olağanüstü hal gibi, vatandaş hastalanabilir, hastaneye gitmek isteyebilir, resmi kurumlar tatil edilirken, neden özel şirketlerde buna uymadı. Bu insanlar işine nasıl gidip gelecekler?
Keşke buna da bir çözüm eretselermiş!
Ülkemize 40 Devlet Başkanı ve 80 kişi kadarda diğer konuklar gelecek.
O yüzden biraz sabretmek en doğrusu, Türkiye büyük bir devlet, bunu kabul edelim.
|