Yazı Detayı
01 Ağustos 2026 - Cumartesi 19:23
 
Valiler
Fatoş TEKBAŞ
adanadoruk01@gmail.com
 
 

Vali, bir ilde devletin ve hükümetin temsilcisi olarak kamu düzenini sağlamak, kanunları uygulamak ve idari denetimi yürütmekle görevli en üst düzey yöneticidir.

Ayrıca o şehirde yaşayan insanların huzurunu, canını, malını ve namusunu korumakla kalmayıp, bir şehir ona emanet edilir. Şiddet ve suçu önlemek için, gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. 
***
Emrinde devletin resmi kurumları var. 
Polis ve Jandarma, sevk ve idare onun görevidir. 
Bir şehrin taşından tutun, gökte kanat çırpan serçeden, börtü böceğine, ağaçtan, otuna kadar sorumludur vali.
Gerçek anlamda görevini ehliyle yapan bir vali; herkese, her mesleğe ve her bireye karşı eşit mesafesini korumayı bilmelidir. Tavır ve davranışlarında adaleti kılavuz edinmeli, hukuku ve hakkaniyeti her şeyin üstünde tutmalıdır. 

Bir vali, üstün meziyet adalet duygusu, ahlak, liyakat ve vicdan sahibi olmalıdır.
Ancak bir yöneticide aranan en temel vasıf, unvanından ve yetkisinden önce karakteri gelmelidir. 
***
Valiler basın toplantısı yaptığında takip ederdik. Hatta ilçeleri denetlemeye gittiğinde gazetecileri de yanına alır öyle çıkardı. 
Vali Hüseyin Avni Coş’tan sonra bu uygulama kaldırıldı gibi. Bu valimize bazı güruhlar çok hakaret etti. Her kurum ve partiler kendi basın mensuplarını oluşturdu ve haberlerini servis ediyor. Tabii o haberler de üçüncü göz olmadığı için, ruh ta yok! 
***
Bir gün Oğuz Kağan Köksal’a gazetemizin davetiyesini vermeye gittiğimde, Özel Kalemi Semra Sakar; “Sen elinle ver Fatoş” dedi.
Ben makamına girme niyetinde değildim. Israr edince odasına girdim, davetiyeyi valimize uzattım, çıkıyordum ki, “Gel otur biraz konuşalım” dedi.
“Efendim rahatsız etmeyeyim” dedim. 
Ama sayın valimiz ısrar etti; “Ben herkese gel burada otur demem. Ama oturmak için çok can atan var” demişti. 
O meşhur piposunu yaktı, kahve içmediğim için bana çay söyledi. Yaklaşan yerel seçimleri konuştuk. 
Hangi parti ve hani adayların kazanacağını merak ediyordu. Valimize söylediğim bütün adaylar kazandı. Seçim sonrası sayın valimizi aradığımda; “Senden korkulur” diye espri yapmıştı. ATO Başkanı Şaban Baş döneminde 2006 yılında Adanalı gazetecileri Bursa’ya götürdü. Bursa Valisi Oğuz Kağan Köksal’dı. Yemekte hatırlatmıştım. 
(Seçim tahminlerimde hiç yanılmadım. Tabii masa başında hiç gazetecilik yapmadım.)
İyi bir valiydi, 1998 depreminde kriz maması kurup, valiliğin bütün kapılarını herkese açmıştı. Adana’da görevinde en uzun kalan vali oldu. Herkes memnundu. 
***
Allah selamet versin Naci Parmaksız’la bizi tanıştıran isim Cevher Cevheri ve merhum babası Necmettin Cevheri’ydi.  Bir şey için oraya gittiğimde, asayiş toplantı saati imiş, yinede beni maka mına aldı. 
Odadaki görevlilere “Bizden biri” diye tanıtmıştı. 
Okul kayıt sırasında kardeşim Zeynel’in velisi oldu. Gazetemin gecesine geldi. 
Bir kızı polisti ve arkadaşımdı. Abi dediğim Polis Memuru Zihni Şahin’le birlikte her öğle arası mutlaka Doruk Gazetesi’nin ofisine gelirlerdi. 
***
Vali İlhan Atış Adana’ya atandığının ilk haftası bir yazım yüzünden sabahın 7’sinde Doruk Gazetesi ofisine ziyaretimize geldi. Erken uyanır ve hep dakik davranırdı. Bir gün Valilik Basın Müdürü Hüseyin Baş beni aradı, "Sayın Valimiz Cahit Kıraç sizin ziyaretinize gelecek" dedi. Gerçekten valiliğin hakkını veren bir devlet adamıydı.


***
Vali Hüseyin Avni Coş’a saygı duyar severdim. Bir tek o valiye kanım ısındı. 
Bana göre iyi bir valiydi. Recep Tayyip Erdoğan sevdalısı, işini iyi yapan, mevzuatı iyi bilen, zehir gibi kafası çalışan bir valiydi. Bu şehirde ki bazı nifakçılar üzerine çok gitti. İsteseydi polis zoruyla aldırır hesabını sorardı. Ama yapmadı. İnsan gibi davrandı. Sayı çoktu baş edemedi, başka yollara da baş vurmadı. Vursaydı duyardık. Hiçbir şey saklı/gizli kalmıyor.  
Resim sergime davet ettiğimde geldi. Sokak hayvanlarına ambülans hediye ettiğimde, kendisi gelecekti gelmedi, vali yardımcısını gönderince çok kızmıştım. Ben öfkesini de sevincinide belli eden biriyim. Valilerimiz hakkında hiç kötü bir şey aklıma veya aklımıza gelmezdi.  
O yıllardaki etkinliğime Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, Ak Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ve diğer misafirlerimiz vardı. O tarihte Türkiye gündemine oturdum. Ana haber bültenlerinde yer aldım. 
Biz toplum olarak valilerimizi kafamızda oturttuğumuz bir yer var, sistemin en üst hali, devleti sever gibi saygı duymak!

Zorlanmadan sevilen… 
Bir gün sayın (H.A.Coş) valimizi yazmayı düşünüyorum. Mekanı cennet ali olsun. 
***
Ya şimdi?
Soru işeretleriyle, 
Şüpheyle…
Hayretle…
Hadi canım, vah vah!
Bu bilinen, ya bilinmeyenler.
Hasır altı edilen…
Gerçekten var mıdır ya?
Hayret nidaları... 
Tuncay Sonel valilik kavramını yerle bir etti. 8 şiddetinde bir deprem Valilik Makam karizmasını çizdirdi.
Aklımıza gelmeyeni de getirtti. 
***
Tuncay Sonel Tuncel’e vali olarak atanırken, ikinci bir süper vali dedik kendi kendimize. Tunceli  halkının  can ve mal güvenliği ondan sorumluydu. 
Yılın valisi bile seçtik. Adanalı olduğu için gurur duyuyorduk. Hele açıklanan onlarca daireler... Mübarek sanki fabrikatör. Şimdi yayınlanan dosyalarını okudukça, hadi canım diyorsun?
Güç elinde ve o gücü kanun ona vermediği yetkiyi pervasızca kullanmış.
Nasıl olsa kimse hesap soramaz, kimse kapısına dayanmaz diye düşünmüştür. 
Hakkında yorum yapanları, polis marifetiyle evinden aldırıp işkence yaptırabiliyor.
Gücünün farkında, adaleti kendi sağlıyor.

Cebir ve şiddet içermedikçe, düşünmek yazmak, kanaat oluşturmak anayasal bir haktır diye düşünüyorum. Bir vali eleştirilerede açık olmalı. Payına düşeni kapmalı. Hiçbir kimse layüsel olmamalı. Makamın verdiği güçle kişi korkutmamalı.  
***
Şimdi ki valilerimize kuşkuyla mı bakalım? 
Gelip giden valilerimiz içinde teveatürde bulunanlar olmuştur, yakınlarını işe yerleştirdi, veya taşınırken Valilik konutunu boşaltı gibi, söylentiler çıkmadı değil? 
Mesela giden valimiz Süleyman Elban ormanın içine kaçak valilik binasını yaptırarak 25 milyon para harcadı. 
Kısmet işte, villada az oturdu.  
Kaçak yapıyı yapan vali olunca kimse villayı yıkmaya göze alamadı. 
Oysa daha geçen yıla kadar Adnan Menderes Bulvarı’nda kaçak yapılar valilik kanalıyla yıktırıldı.

Bir şehrin en üst yetkilisi, vali, ardından emniyet güçleri ve asker geliyor. Güveni nasıl tesis edeceğiz, şüpheler giderilecek mi? İnsan sırtını güvenle DEVLET’e dayamayacak da, ya nereye yaslayacak? 
Duymadığımız acaba daha ne vakalar var? 
Kapı önüne atılan, saklanan, gömülen, halının altına süpürülen!
Can, mal ve namusumuzu teslim ettiklerimiz??? 
Şimdi kafamızda bin bir şüphe dolaşıyor. 
Bir şehrin Valisi Devlet demektir.  Emir verdiği makamda devletin taa kendisi, yani emniyet güçleri. 
***
Cumhurbaşkanı atamalarında aile şeceresini iyi araştırmalı. 
***
Maraş’ta bir okul tarandı. Katilin babası 1 sınıf Emniyet Müdürü çıktı. Çocuğunu nasıl yetiştirdiğini yazılanlardan okuduk. 8 canı hayattan kopardı. Şimdi karı koca hapisteler.
Şunu sormak isterim, Valiler, Emniyet mensupları bunları yaparsa, vatandaşla arasındaki güven nasıl tesis edilecek?
Makas aralığı gitgide açılırsa, karşılıklı saygı yitirilirse, bunun sonu nereye varacak? 
Örneğin; Tuncay Sonel hak ettiği cezayı almalı ki, (adaletin önünde herkesin eşit olduğu vurgusu yapılmalı) görev yapan valilerimizde bundan kendine pay çıkarmalı. Adaletin kılıcı veya şeriatın kestiği parmak acımamalı. Oturduğu makam milletin makamı, onun üstünde makam olmadığını bilmeli. 
Biliyorsunuz Millet varsa, Devlet var!
Devlet yıkılırsa, hepimiz altında kalırız. 
O yüzden devletimizin var olması için vatandaşlık bilincimizi iyice geliştirmeliyiz. Suçlulara asla göz açtırılmamalı, ünvanı ve makamı ne olursa olsun, kayrılmamalı, arka çıkılmamalı, öz oğlu veya kızı olsada.

Velhasıl kelam!
Gülistan Doku’nun cesedi bulunamadı. 
Kanatlanıp uçmadı ya? Asitle eritilse bile, kemikler ve dişler bozulmuyormuş. Mutlaka bir yerlerden çıkacak, er veya geç! Rahmetle anıyorum, mekanı cennet olsun. 

 
Etiketler: Valiler,
Yorumlar
Diğer Yazılar
CANIM İRAN
Ben Adaletin Peşindeyim
Hukuk rafa mı kalkıyor?
Yeni bir lider mi doğuyor?
Önlük geri dönmeli mi?
“Robotlaşan” Çocukluk!
TÜRKİYE'DE YARGI HANTALLIĞI
ADANA BİTMİŞ!
İRAN DEĞİŞİME HAZIR!
GiTME, KüSME HANZALA!
Herkes tanrıcılık oynuyor!
Vatan Nedir?
Motosikletliler trafik canavarı mı?
Tamer Dağlı efsaneleşebilir mi?
YANDEX RAHATLIĞI
TÜRKCELL BİZİ KANDIRIYOR
28 Şubat yeniden mi yaşanıyor?
Başkalarının acısının üzerinde tepinmek!
Ali Demirçalı beni şaşırtıyor!
Akıllı kavşak mı, yoksa deli!
Hak ararken... Adalet nerede?
Güvenli Sokaklar mı?
Bu ülkede 4 şey olmayacaksın!
EMEKLİLERE ÖLÜN DİYOR!
Türkmenistan’da neler oluyor?
Ben anne değilim
Kimlikler nasıl kayboluyor?
Herkes ketüm!
Basına böyle davranmayın!
BİZİ DE GÖR TAYYİP ERDOĞAN
AYAĞA KALK HANZALA
İçimizdeki İsrailliler
BİZ SİZE NE YAPTIK?
EMEKLİ'NİN HER ADIMI PARA!
Sıcaklar vuruyor!
Kapımı çalan davetsiz misafir
Yumoş'um
Dürüst olmak suç mu?
Bizim bir Gökhan Naz’ımız yok
Beni kim durdurur?
Felaketi yaşadık!
Mollalar kendi ayağına sıkıyor
Hayallerim seyahat etmek!
Adana’nın içini boşaltılar!
İran'da kadın olmak!
Adana Kirli Bir Şehir!
Biri İmamoğlu, biri Özgan
Bir de Ferman'ı benden dinleyin!
Yerel basının gücü
TEYZEMİ KAYBETTİM
HAÇLI RUHU UYANDI
İnsanlar neden ülkelerinden kaçarlar?
Fatih Bayhan ve hedefleri
Bugün günlerden Fatih Mehmet Kocaispir
Ev Alma Komşu Al
Belediyeler kaldırımları satsın!
Kötülüklerin anası kadınlar!
SAVCILIK BENİ ÇAĞIRSIN
Akşener’in Adana ziyareti
Kudüs'ü kaybettik!!!
Fikret Yeni Filmi başa sarsaydı
Yerel basın mı hadi ordan!!!
Kitaplarım nerede?
Benim ekonomim
YENİ UMUTLAR
Cumhurbaşkanının yerinde olsam
Haçlı zihniyeti hortluyor mu?
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Adana

Güncelleme: 06.07.2022
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı