301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
07 Nisan 2026 - Salı 19:15
 
ANADOLUNUN İİLMEĞİ SERGİSİNE BÜYÜK İLGİ
ANADOLUNUN İİLMEĞİ SERGİSİNE BÜYÜK İLGİ
KÜLTÜR SANAT Haberi


Koleksiyoner Prof. Dr. Gülşah Seydaoğlu tarafından Yeni Adana Müzesi’nde açılan Adana boncuk oyaları ve yazma sergisi büyük ilgi gördü.

-Prof. Dr. Gülşah Seydaoğlu, “Bu sergi, yeni bir anlam üretmekten çok, zaten var olan anlamı görünür kılmayı, farklı okumayı amaçlamaktadır. Oya’yı yeniden görmek, Onu “süs” olmaktan çıkarıp ifade, “zanaat” olmaktan çıkarıp sanat olarak anlamlandırmaktır” dedi.

ADANA - Koleksiyoner Prof. Dr. Gülşah Seydaoğlu tarafından Yeni Adana Müze Kompleksinde açılan ve "İlmeğin Belleği" adlı, Adana boncuk oyaları ve yazma sergisi büyük ilgi gördü.

Adana İl Kültür ve Turizm Müdürü Emre Duru, Müze Müdürü Mehmet Çavuş ile çok sayıda sanatseverin izlediği sergi hakkında konuşan  Koleksiyoner Gülşah Seydaoğlu, Ortaçağ’dan bu yana sanatın, yalnızca estetik bir üretim alanı değil, aynı zamanda bir iktidar diline dönüştüğünü kaydederek, “Kilisenin fresklerinden sarayların ihtişamlı tablolarına,

akademilerin kanonlarından müzelerin seçkilerine kadar uzanan bu süreçte sanat; seçilmiş, adlandırılmış ve hiyerarşik olarak düzenlenmiştir. Bu düzenin merkezinde çoğunlukla eril bir bakış, patriarkal bir zihin ve onun belirlediği değer ölçütleri yer almış. Bu tarihsel kurgu içinde büyük ölçekli, imzalı, kamusal üretimler “yüksek sanat” sayılmış, Ev içi, anonim, gündelik üretimler ise “zanaat”, “el işi”, “süsleme” olarak sınıflandırılmış. Böylece sanat, yalnızca estetik bir kategori değil, aynı zamanda görünürlük ve meşruiyet dağıtan bir güç mekanizması haline gelmiş. Oya, bu mekanizmanın dışında bırakılan bir kadın dilidir. Oysa iplikle, boncukla, sabırla kurulan bu ince yapı; yalnızca bir süs değil, bir anlatı biçimidir. Söylenemeyen sözler, bastırılan duygular, gündelik hayatın içinde dile gelmeyen kırgınlıklar ve arzular oyanın kenarına metaforlar ile işlenir” dedi.

Seydaoğlu, kadınların asırlardır iç dünyalarını farklı semboller, metaforlar, kültürel referanslar ile oyalara yükleyerek sessiz bir dil ile aktardıklarını belirterek şunları söyledi:

“Bir “ürün” değil, bir “hikâye taşıyıcısı” olan bu oyalar yas, aşk, kırgınlık, bekleyiş, sessiz küskünlük gibi pek çok duyguyu barındırıyor ilmeklerinde. Bir kadın, başına örttüğü yazmanın kenarına yalnızca bir motif eklemez; bir duygu bırakır, bir mesaj gönderir, bir bellek kurar. Yasını siyaha değil, boncuğun tonuna işler, Küskünlüğünü bir motifin kıvrımına saklar, Bekleyişini tekrar eden ilmeklerde sürdürür. Oya, bir nesne değil, bir anlatıdır, bir teknik değil, bir dildir, bir gelenek değil, yaşayan bir bellektir.”

Bu serginin, yeni bir anlam üretmekten çok, zaten var olan anlamı görünür kılmayı, farklı okumayı amaçlamakta olduğunu vurgulayan Seydaoğlu, “Oya’yı yeniden görmek, Onu “süs” olmaktan çıkarıp ifade, “zanaat” olmaktan çıkarıp sanat olarak anlamlandırmaktır. Belki de asıl soru şudur: Sanat, gerçekten yalnızca müzelerde mi başlar? Yoksa kimsenin bakmadığı, görmediği bir yazmanın kenarında mı? Bu sergi, hepimizi o kenara bakmaya davet ediyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: ANADOLUNUN, İİLMEĞİ, SERGİSİNE, BÜYÜK, İLGİ,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Adana

Güncelleme: 06.07.2022
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı