Adana’nın Çukurova ilçesine bağlı Dörtler Mahallesi (Topalak Köyü) sınırları içerisinde faaliyet gösteren 29 işletme sahibi, haklarında alınan yıkım kararlarına karşı ses yükseltti. Seyhan Baraj Gölü çevresindeki yapılaşmalarla ilgili başlatılan süreçte, işletmelerinin “kaçak yapı” statüsünde değerlendirilmesine tepki gösteren esnaf, yıllardır resmi süreçler ve kamu kurumlarının bilgisi dahilinde faaliyet yürüttüklerini savundu.
“YILLARDIR AYNI YERDE ÜRETİYORUZ”
Bölge sakinleri, geçmişin izlerine dikkat çekerek yaşanan sürecin yalnızca bugüne ait olmadığını vurguladı. 1956 yılında Seyhan Barajı’nın inşasıyla birlikte eski yerleşim alanlarının sular altında kaldığını hatırlatan mahalle halkı, devletin yönlendirmesiyle daha yüksek bölgelere taşındıklarını ifade etti. O günden bu yana aynı bölgede yaşamlarını sürdürdüklerini belirten vatandaşlar, 2000’li yıllarla birlikte ticari faaliyetlerin geliştiğini ve bölgenin ekonomik bir merkez haline geldiğini dile getirdi.
“BELEDİYE PROJE VERDİ, RESMİ KİRALAMA YAPILDI”
İşletme sahipleri, iddialarını destekleyen en önemli unsurun geçmişte yapılan resmi işlemler olduğunu belirtiyor. Dönemin belediye yönetimi tarafından kendilerine projeler verildiğini ve bazı yapıların doğrudan belediye eliyle inşa edildiğini öne süren esnaf, 2008 yılından itibaren yapılaşmanın hız kazandığını aktardı.
Ayrıca belediyeye bağlı şirketler aracılığıyla kiralama süreçlerinin yürütüldüğünü ifade eden işletmeciler, bu işlemlerin tamamının resmi belgelerle kayıt altına alındığını vurguladı. Bölgenin imar planlarında “günübirlik tesis alanı” olarak geçtiğini belirten esnaf, konut yapımına izin verilmediğini ancak turizm ve sosyal amaçlı işletmelerin teşvik edildiğini söyledi.

“2038’E KADAR KİRALAMA HAKKIMIZ VAR”
İşletmeciler, ellerindeki belgelere göre bazı işletmeler için kiralama sürelerinin 2038 yılına kadar uzandığını iddia ediyor. Büyükşehir Belediye Meclisi kararları ve ilgili kurum yazışmalarını yetkililere sunduklarını belirten esnaf, buna rağmen “kaçak yapı” kapsamında değerlendirilmelerini hukuka aykırı bulduklarını dile getirdi.
YIKIM KARARLARI TARTIŞMA YARATTI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın talimatıyla başlatılan yıkım sürecinde, bazı yapıların DSİ kotu ve kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle işlem yapıldığı öğrenildi. Yetkililer, söz konusu yapıların mevcut mevzuata uygun olmadığını savunurken, işletme sahipleri ise geçmişte verilen izin ve ruhsatların göz ardı edildiğini ileri sürüyor.
“BİZ İŞGALCİ DEĞİLİZ”
Kararlara sert tepki gösteren mahalle sakinleri, kendilerinin işgalci değil, devletin yönlendirmesi ve belediyenin planlamaları doğrultusunda hareket eden hak sahipleri olduğunu vurguladı.
Esnaf adına yapılan açıklamada şu ifadeler dikkat çekti:
“Bize yer gösterildi, proje verildi, kiralama yapıldı. Yıllarca vergimizi ödedik, istihdam sağladık. Şimdi ise aynı yerler için ‘kaçak’ deniliyor. Bu durumu kabul etmiyoruz.”
HUKUKİ SÜREÇ BAŞLIYOR
Yıkım kararlarının ardından işletme sahiplerinin hukuki süreci başlatmaya hazırlandığı öğrenildi. Esnafın, yürütmeyi durdurma talebiyle mahkemeye başvurarak mağduriyetlerinin giderilmesini isteyeceği belirtiliyor.
Bölgedeki gelişmeler kamuoyu tarafından yakından takip edilirken, Dörtler Mahallesi’nde faaliyet gösteren 29 işletmenin geleceği önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
|