Adana Büyükşehir Belediyesi Meclisi Kasım Ayı 1. Oturumuna Karalar ve Uçar arasında yaşanan polemik damga vurdu
Adana Büyükşehir Belediyesi Kasım ayı olağan toplantısı 1. oturumu gergin tartışmalara sahne oldu. Oturumu yöneten Zeydan Karalar ve MHP’li Meclis Üyesi Şehmus Uçar arasında ‘yalan söylüyorsun’ polemiği yaşandı.
Meclis oturumun son bölümünde konuşan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, “Laik, demokratik Cumhuriyet’e hepimiz gönülden bağlıyız. Onu yaşatmak için ne bedel ödememiz gerekiyorsa ödemeye hazırız. Şunu unutmamak gerekiyor ki, Türkiye’de 5 vakit ezanın sesinin kesilmemesini sağlayan bu ülkenin kurucu partisidir. Türkiye hiç kimsenin dini inançlarına asla karışılmamıştır. Özellikle bir dönem 1980 yılından sonra. 1980’den önce yok. Ben üniversitedeyken 5 kız arkadaşımız vardı. 3’ünün başı bağlıydı. Kimse onlara karışmıyordu. AK Parti bu tartışmaların bitmesine önderlik etmiş, Cumhuriyet Halk Partisi de ona yardımcı olmuştur” şeklinde konuştu.
UÇAR: “CHP CAMİLERİ KAPATTI”
Bunun üzerine MHP’li Meclis Üyesi Şehmus Uçar ise yerinden konuşarak CHP’nin camileri kapattığını iddia edince, Karalar da böyle bir şeyin olmadığını söyleyerek bunun ‘tam bir yalan’ olduğunu iddia etti. Uçar da bunun doğru olduğunu savunarak, Karalar’a ‘Yalan söylüyorsun’ dedi. Karalar da ‘Sen yalan söylüyorsun’ şeklinde yanıt verdi. Bunun üzerine Karalar ve Uçar arasında sözlü polemik yaşandı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu memlekette tek bir cami kapatma eyleminin olmadığını belirten Karalar, “İspat edin biz istifa edelim. Bunlar doğru değil. Bir kere Türkiye Cumhuriyeti milleti buna izin vermez” diyerek, tam aksine CHP’nin camilerin onarılması için çalışmalar yaptığına vurgu yaptı.
DEMİRDAĞ: “MÜTHİŞ BİR KATLİAM VAR”
Gündem dışı söz alan MHP Grup Başkanvekili Cemal Demirdağ, İsrail’in Gazze’de uyguladığı katliama değinerek, “İsrail’in başlattığı işgal bir ayı geçti. Dünyanın gözü önünde bombalar atılıyor ve müthiş bir katliam var. Hiç kimse bu katliamı durdurmak için çaba harcamıyor. Diller lal oldu. Kimse duymaz, konuşmaz görmez oldu. Dünyanın ahlakı iflas ediyor. Anlamak mümkün değil” diyerek tepki gösterdi.
“BAY BAY DİYECEĞİZ”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Kurulu sonunda, Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimi kaybetmesine atıfta bulunan Demirdağ, “Siz de Mart seçiminde kaybedeceksiniz. Biz de size ‘bay bay’ diyeceğiz” şeklinde konuşarak Başkan Karalar’a seslendi.
Şehir Hastanesi önündeki döner kavşakta yaşanan trafik kazalarına da değinen Demirdağ, “Bu kavşakta son günlerde ölümlü kazalar olmakta. Yine aynı şekilde hemen çıkışta müthiş bir trafik yoğunluğu yaşanıyor. Hastane karşısında bulunan Atlı Spor Kulübü’nden taraf toplu taşıma araçları için ayrı bir güzergah açılabilir” şeklinde konuştu.

KILÇIK, TOPLU TAŞIMA SORUNUNA DİKKAT ÇEKTİ
Daha sonra, AK Parti Grubu adın söz alan Murtaza Kılçık ise, Sarıçam’da yaşanan toplu taşıma sorununu dile getirdi. Balcalı, TOKİ, Ertuğrul Gazi gibi mahallelerde toplu taşıma ile ilgili ciddi tepkilerin olduğunu belirten Kılçık, “Adana’nın en fazla yapılaşan bölgesi Sarıçam. En fazla ruhsat veren belediye de Sarıçam Belediyesi. Bu bölgenin ulaşım sorunu bir an önce çözülmeli. İnsanlar çok mağdur. Okula gidecek çocuklar gidemiyor, şehire gitmek isteyen gidemiyor. Büyükşehir Belediyesi kendi otobüsleriyle acilen çözüm getirmeli. Akabinde, toplu taşıma esnafıyla bir mutabakat sağlayıp buraların kalıcı çözümlerinin oluşturulması lazım” şeklinde talepte bulundu.
SEYHAN: “ÖNEMLİ OLAN CUMHURİYETİN NİTELİĞİ”
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz alan Serdar Seyhan da konuşmasında cumhuriyeti kutlayabilmek adına bu ülkede hiç kimsenin cumhuriyete karşı olduğunu düşünmediğini söyledi. “Önemli olan cumhuriyetin niteliği ve içeriğidir” diye sözlerini sürdüren Seyhan, “Bakın Dominik Cumhuriyeti de var. İran İslam Cumhuriyeti de var. Ama bizim için önemli olan burada bir ulusal kurtuluş hareketi sonrasında Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının kanları ve canlarıyla kurmuş olduğu laik ve demokratik bir cumhuriyettir” şeklinde konuşarak, cumhuriyetin bu değerlerle bir anlam ifade ettiğine vurgu yaptı.

“FİLİSTİNLİLER’İN YANINDAYIZ DEMEK, PRATİKTE BİR ANLAM İFADE ETMİYOR”
İsrail’in Filistinlilere uyguladığı insanlık dışı katliamlara da değinen Seyhan, “Sabah kalkıyoruz TV’lerde ‘şu kadar çocuk, şu kadar insan hayatını kaybetti’ haberlerini duyuyoruz. Oturduğumuz yerden ‘lanet olsun’ diyoruz. ‘Filistinliler’in yanındayız’ diyoruz. Sonra işimize-gücümüze bakıyoruz. Akşam TV karşısına geçtiğimizde bir bakıyoruz ki ölümler devam ediyor. Yine lanet okuyoruz. Ertesi sabah kalktığımızda çocukların öldüğünü görmeye devam ediyoruz. Yaptığınız ne? TV karşısında kendi kendimize kızgınlığımızı dile getiriyoruz. Bütün dünya suçluyor. Hiçbir şey yapmıyor. Şu konuşmayı yaparken de herhalde yine yüzlerce çocuk ölmeye devam ediyor. Yani bunun karşısında kınamak demek, İsrail’i kınamak, Filistin’in yanındayız demek pratikte hiçbir anlam ifade etmiyor. Bunu herhangi birine, kimseye karşı söylemiyorum” şeklinde konuşarak kendi duygu ve düşüncelerini ifade ettiğini belirtti.
“GAZZE’Yİ İŞGAL ETMEK İSTİYOR”
Dünyada birçok ülke şu anda hiçbir şey yapamıyorsa bunun sebepleri çok daha derin giden, birtakım kaygıları, Filistin’in maruz kaldığı, Irak ve Suriye’nin maruz kaldığı şeylere belki de maruz kalmamak kaygı ve korkusu olduğuna bağlayan Seyhan, “İsrail’in Gazze’ye ne yapmak istediğini hepimiz biliyoruz. Boşaltarak işgal etmek istiyor. Ya İsrail bu gücü nereden alıyor? Tek başına olsa bu cesareti gösterebilir miydi? Gösteremez. Bakıyorsunuz İngiltere’den, Fransa’dan, Amerika’sına kadar herkes destek veriyor. Savaşa hayır ama ‘savaşa hayır’ derken sadece bu bölge için değil. Dünyanın neresinde olursa olsun savaşın haklısı olmaz. Şimdi diyeceksiniz ki senin de yaptığın şey aynı değil mi? Sen de burada kınadın aynı şeyi söyledin. Evet, aynı şeyi söyledim. Anlatmak istediğim bu zaten” diyerek, bunun ötesine geçebilmenin ülkeyi yönetenlere düştüğüne vurgu yaptı. Seyhan, ayrıca burada da kendilerine düşenin de bu iradeyi gösterebilecek yönetimlerin arkasında olabilmek olduğunu ifade etti.
AVCI: “CUMHURİYETİ MUHAFAZA EDECEĞİZ”
“Cumhuriyetin kuruluşunun coşkulu geçeceğini ancak İsrail’in kahpece saldırılarıyla yaşanan zulmün olduğu bir ortamda bir heyecanı istediğimiz gibi dışarıya vurmakta zorluklar çektik” şeklinde sözlerine başlayan AK Parti Grubu adına konuşan Abdullah Avcı ise, Cumhuriyetin ilelebet muhafaza ve müdafaa edileceğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgesindeki diğer cumhuriyetlerden farklı olarak yönetilen bir ülke olduğunun altını çizen Avcı, “Laiklik de bunun bir parçası. Cumhuriyetin kuruluşu kutlanırken, laiklikle ilgili geçmiş dönemlerde bir takım yanlış uygulamaların yine Türkiye Cumhuriyeti sözcüğünün yanına demokrasiyi dile getirirken, demokrasiyle ilgili geçmiş dönemdeki hiçbir demokrasiye yakışmayan uygulamaların varlığını da unutmamak gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti gerçekten bu değerleriyle son 24 yılda daha fazla tanışmıştır. Gerçekten laiklik dediğimiz zaman özellikle din ve vicdan özgürlüğü tam anlamıyla teminat altına alındı. İnsanları fikir ve düşüncelerinden dolayı kınamadığı yönetimi hayal ediyoruz ve arzuluyoruz.
Bunun dışında geçmiş dönemde laiklik adı altında bu ülkede inanan insanlara yapılan zulümler de bu insanların unutmadığını belirtmek isteriz” şeklinde konuşarak demokrasinin önemine vurgu yaptı.
1960’lı yıllara kadar açık oy, kapalı sayımın yapıldığını hatırlatan Abdullah Avcı, “Demokratik Türkiye Cumhuriyeti tam anlamıyla kurallarıyla dine, düşüncelere, vicdana saygılı bir laiklik anlayışının Türkiye Cumhuriyeti’nin ayrılmaz parçaları olduğu hususunda herhangi bir tereddüdümüz yok. Bunun dışında tabii ki İsrail’in çok uzun yıllardan beri adeta Ortadoğu’da İslam coğrafyasının içerisine bir ur gibi yerleştiğini ve o bölgede bulunan Müslümanlara inanç sahibi inanlara hatta diğer inanç sahiplerine karşı yaptıkları zulümleri burada ortak bir şekilde hepimiz kınadık. Ancak, şu hakkı da teslim etmeliyiz ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak son on yılda on beş yılda ortaya koyduğumuz tavrı net bir biçimde daha önceki yıllarda korunmuş olsaydı ya da dünyanın başka güçlü devletleri tarafından dile getirilmiş olsaydı bugün burada bu sorunun bu kadar büyümemesi gerekiyordu” şeklinde konuştu.
Daha sonra gündem maddelerinin ilk 2’si oylandıktan sonra ASKİ Genel Kurulu yapıldı. Burada da bir madde görüşüldükten sonra meclis toplantısı, Perşembe günü 14.00’te bir araya gelmek üzere sonlandırıldı.
|