Özel Haber; Fatoş TEKBAŞ
Türk-İş Başkanı Ergün Atalay'ın Türkiye’de bir eşi yok. Türk-İş’in en tepesinde olmasına rağmen karakterini ve kişiliğini koruyarak ne kadar erdemli, faziletli, samimi, cesur ve ahlaklı olduğunu, kimselere müdanası olmadığını, yürüdüğü zaman çevresinde kitlelerin takip ettiği, sevilip sayılan bir adam olduğunu tüm Türkiye biliyor artık. Atalay ve Ağar bileklerinin ve emeklerinin gücüyle bu makamlara geldi.
Her ikiside emekçi dostu.
Yol-İş Sendikası ve Türk-İş Mali Sekreteri Ramazan Ağar, büyüdükçe makam kapısı olmayan, arayan herkesin telefonuna çıkan, kapısının 7/27 açık tutan, tüm Adanalıları sahiplendiği gibi, Türk-İş’e bağlı sendika üyelerinin adeta bir hizmetkarı olan Ramazan Ağar’ın ikinci bir eşi yok! Mücadeleci yanı ve azmi, kararlılığı onu hep zirvelere taşıdı. Samimiyeti ve dürüstlü kişiliği ile bütünleşmiş.
Türk-İş Genel Başkanı Ergun Atalay’ın Türkiye’de yönetici ve imza sahibi olarak ikinci bir örneği yok. Çıraklık okulu mezunu, Vagon Fabrikasında başlayan iş hayatı, Tüvasaş iş yeri temsilciliği, 1982 yılı Demiryol-İş Sendikası Adapazarı Şube Mali Sekreterliği ve 1992 yılında Şube başkanlığına seçildi. Bir tv programında, “Mal varlığım bir evim var, bir kooperatife üyeyim. Ankara’da bir misafirhanede kalıyorum. Arabam dahi yok. Maaşımdan başka gelirim yok, isteyen isteği yerde araştırma yapabilir” diyerek, ne kadar düzgün, işine sadık, yüksek ahlaklı biri olduğunu gözler önüne serdi. Ama nedense Fox TV durmadan Başkan Atalay’a 2 yıldır takmış durumda. Çünkü bugüne kadar Türk-İş’te alışılmadık bir insan o koltukta oturuyor. 5 vakit abdestli namazlı, sendikaların siyaset üstü olduğunu, bir siyaseti olmayacağını kanıtlayarak, iktidarla iyi geçinmesi bazı çevreleri oldukça rahatsız etmiştir.

****
Ramazan Ağar kendine has bir insan, halk adamı, halkın içinden gelme biri. Lider bir ruha sahip. Yaptığı tüm işlerin hakkını veren, sendikacılıkta basamakları tek tek çıkarak zirveye oturan Ramazan Ağar’ın mücadeleci yanı ve hayat hikayesi romanlara bile sığmayacak kadar büyük?
Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar 3 Eylül 2013 günü Yönetim Kurulu Kararı ile Türk-İş Genel Mali Sekreterliğine getirilen Ağar, TÜRK-İŞ’in 22. ve 23. Olağan Genel Kurulu’nda Genel Mali Sekreterlik görevine yeniden seçildi.
Ramazan Ağar işçi sözleşmelerinde bizzat sahaya inerek emekçilerin yanında olmayı bilmiştir. Evli ve 4 çocuk babası olan Başkan Ağar memleketi Ceyhan’ı ve Adana’yı hiçbir bağını koparmamıştır.
  
Ergün Atalay sendikal mücadelesi yıllar yılarını alarak, bileğinin hakkıyla Türk- İş Sendikası önce Mali Sekreterliğine, Eğitim Sekreterliğine, 19.20.21 Olağan Gene kurullarda Mali Sekreterlik görevlerine seçildi. 3 Eylül 2013 Mustafa Kumlu görevi bırakınca, yerine Yönetim Kurulu Kararıyla Ergün Atalay Türk-İş Sendikası Genel Başkanı oldu. Her yıl iş sözleşmelerinde Elif gibi dik durdu, Türk-İş ekibiyle birlikte bütün çalışmalarda, kararlarda başkanında imzası var, yani bunun bir ekip işi olduğunu herkesin bilmesi gerekiyordu.
Başkan Ergün Atalay’ın iktidara yakın olması bazı çevreleri oldukça rahatsız etti. Düzgün biriydi, her şeyi şeffaftı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dostluğu çok eskilere dayanıyordu, ikisi de halk adamıydı. İkisi de muhafazakar, milli değerlere önem veren biriydi. 15 Temmuz’da Hak-İş gibi, Türk-İş’te sahalara indi ve demokrasiye sahip çıktı.

Biliyorsunuz Eski Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral’in Yol-İş Genel Başkanlığı ve Türk-İş Genel Başkanlığı unutulmadı. CHP’den Milletvekili olunca, malvarlığı dudak uçuklatmıştı. Mübarek sanki fabrika sahibiydi. Bunların hepsi gazetelere yansımıştı.
O yüzden Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay farklıdır, kimliğini ortaya koymuştur, elif gibi dimdik durmaktadır. Sendikaların siyaset üstü olduğunu, her sendika çatısı altında farklı görüşlerin olduğunu, herkesin bilmesi gerektiğinin altını özenle çiziyor.
O yüzden Fatih Altaylı’nın programına çıkarak, bütün sorulara içtenlikle kıvırmadan, evirmeden, çevirmeden tek tek yanıt vermiştir.
Fatih Altaylı gülümseyerek mal varlığını sordu; “Üzerimde kayıtlı bir tek Adapazar’ında evim var. Birde Karadeniz’de arkadaşlarla ortak kooperatif işine girdik, oradan bir daire alacağım. Benim bir arabam yok. Sendikanın arabasını kullanıyorum. Ayrıca Ankara’da bir misafirhanede kalıyorum, ücretini her ay cebimden ödüyorum. Maaşım 25 bin750 lira, isteyen istediği yerden soruşturabilir” diyerek, ekran başındaki birçok insanı şaşkına çevirmiştir. Hiçbir zaman harcırah almadığını, Ankara dışına çıktığında bütün harcamaları kendi cebinden karşıladığını sözlerine ekledi. 1954 Adapazarı doğumlu olan efsane başkan evli ve 3 çocuk babasıdır.
Ramazan Ağar Adana’nın Ceyhan ilçesinde 1953 yılında doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini bu şehirde tamamladı. Konya’da yerine getirdiği askerlik görevi ardından, 1976 yılında Köy Hizmetleri 3. Bölge Müdürlüğü’nde inşaat sürveyanı olarak çalışmaya başladı.
YOL-İŞ Sendikası Adana (1) No’lu Şubesi’nin 1980 tarihli kongresinde Şube Başkanı seçildi ve bu görevini 12-14 Eylül 2003 tarihli YOL-İŞ Sendikası 7. Olağan Genel Kurulu’nda Genel Mali Sekreterlik görevine seçildiği güne kadar sürdürdü.
2008 yılından beri Ankara’da Yol-İş Sendikası Genel Başkanı olan Ramazan Ağar, Ankara’da Adanalıların sesi olmaya devam ediyor. Hangi siyasetçiye sorarsanız sorun, öğrenci olsun, yolu Ankara’ya düşsün onu efsaneleştiren karakteri, herkese elini uzatmasıyla bilinmiştir. Onların işinin olması için Ankara’da birçok birimleri harekete geçirmiştir. Yedirir, içirir, yatırır ve işlerini görür, gerekirse önüne düşer, onların bütün işlerini yapar.
Hiç kimseye yüzünü ekşitmemiştir, kimselerden de bir beklentisi yoktur. Siyasetçi değildir, kimseye borcu da yoktur. Ama onun bu kişiliği 7’den 77’ye artık herkes biliyor.
Ramazan Ağar’ı, Ağar yapan ve birçok siyasetçiyi ve bakanı gölgede bırakan bu tavrı Adanalılar tarafından takdir görmeye devam ediyor. Adana Büyükşehir Belediyesi mutlaka bu güzel insanın adı bir bulvara veya bir sokağa verilmelidir. Ağar’ın makamı ne kadar yüksekse, yüreği o kadar mütevazidir. Belki bir gün Adana’nın son 30 yılına bakanlar olacaktır, Ramazan Ağar’ın hakkını teslim edeceklerdir diye düşünüyorum.
Türkiye’nin bu iki güzel insanı örnek alıp, takdir etmeli. Biri efsane halk adamı, diğeri samimi ve şeffaflığın timsali…
|