|
||
| İncefikir: Tarımsal istihdam düşüyor | ||
| İncefikir: Tarımsal istihdam düşüyor | ||
| EKONOMİ Haberi | ||
![]() |
||
Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, ekonomi içinde yüzde 5,8 payı ile hala önemini koruyan tarım sektörünün, Türkiye ortalamasının üçte biri oranında kişi başı gelir elde ettiğine dikkat çekti. Ekonomi içinde yüzde 5,8 payı ile hala önemini koruyan tarım sektörünün, Türkiye ortalamasının üçte biri oranında kişi başı gelir elde ettiğine dikkat çeken Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, “Türkiye’de toplam istihdam içinde tarım sektörünün payında kesintisiz düşüş sürüyor ve istihdam temel itici güç olmasına rağmen, 2000 yılından itibaren hizmet sektörüne kaydığı görülmektedir.. Bu azalışın sonuçlarına yönelik önlemlerin alınması, kırsalda kalkınmanın sağlanması gerekir. Böylelikle insanlar bulunduğu yerde doyacak, kentlere kontrolsüz göç yaşanmayacak ve ekonomide istikrar sağlanacaktır” dedi.
Dünyada her geçen gün artan nüfus ile birlikte artan gıda ihtiyacı, günümüzde tarımın her geçen gün değerini bir kez daha ortaya çıkarıyor. Ayrıca küresel ısınma, su kaynaklarının kıtlığı, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılması ile tarım alanlarının ciddi oranda azalması sonucun doğururken, ülkemizin coğrafik yapısıyla dünyada önemli tarım arazilerine sahip olması ve ilkçağlardan günümüze bitkisel üretim ve hayvancılığın yapıldığı ve hatta dünyanın en önemli gen kaynaklarından biri olması büyük önem taşımaktadır.
Bununla birlikte özellikle yüksek girdi maliyetleri nedeniyle üretimde yaşanan sorunlar, üreticilerin tarımdan para kazanamaması ve çekilmesi, başka sektörlere kayması hem tarım üretiminde azalmaya, hem de istihdamın azalmasına neden oluyor.
Tarımsal istihdam hakkında önemli açıklamalarda bulunan Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, gelişmekte olan ülkelerin kırsal kesimlerindeki hane gelirinin %30 ila 50’sinin doğrudan tarımdan elde edildiğini belirterek, “Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tahminlerine göre, dünya genelinde tarımda yaklaşık 1,3 milyar insan çalışmakta ve bunların %97’si gelişmekte olan ülkelerde bulunmaktadır.. Bu açıdan, bölgelere göre değişmekle birlikte, gelişmekte olan ülkelerin kırsal kesimlerindeki hane gelirinin %30 ila 50’si doğrudan tarımdan elde edilmektedir” dedi.
Ülkemizde ise tarımsal istihdam payının, toplam istihdam içerisindeki düşüşüne dikkat çeken İncefikir, “Türkiye’de toplam istihdam içinde tarım sektörünün payında kesintisiz düşüş sürüyor. 2019 sonunda yüzde 17’ye gerileyen tarım istihdamının payı, mart itibarıyla da yüzde 16,4’e düştü. Oransal olarak gerilemenin yanı sıra, tarım sektörünün istihdamında sayı olarak da azalma dikkat çekiyor. 2010-2017 arasında 5-5,5 milyon arasında bulunan tarım sektöründe istihdam edilen sayısı 2019 sonunda 5,1 milyona, Mart-2020 itibariyle ise 4,3 milyona geriledi. Tarımdaki kadar olmasa da sanayi sektörünün istihdamında da düşüş var. İstihdamda payı artan tek sektör ise hizmetler… 2005 yılında yüzde 53 seviyesinde bulunan hizmetler sektörü istihdamının toplam istihdam içindeki payı 10 puanlık artışla 2019 sonunda yüzde 63’e yükseldi” diye konuştu.
Tarım ve gıdanın gittikçe stratejik önemini artırdığı günümüzde ve gelecekte, tarım üreticisinin üretimden vazgeçmemesi için gelirinin artırılması ve desteklenmesi gerektiğine değinen Cahit İncefikir açıklamalarına şöyle devam etti; “Önümüzdeki yıllarda ülkemiz için en büyük sorun üreticilerin tarımdan uzaklaşması olacak. Günümüzde tarım sektörü, Dünya genelinde her geçen gün değeri daha da artarak stratejik öneme sahip sektörlerin başında yer alıyor. Bunun nedenlerinin başında da Dünya nüfusunun artmaya devam etmesi, küresel ısınma, su kaynaklarının kıtlığı, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılması ile tarım alanlarının ciddi oranda azalması olarak gösteriliyor.
Para kazanamayan, tarımsal desteklerde aradığını bulamayan çiftçi ya üretimden çekilmekte ya da gittikçe artan maliyetler nedeniyle sektörden uzaklaşmaktadır. Şöyle bir baktığımızda gün geçtikçe tarım alanlarının, tarımsal üretimin, çiftçi sayısının ve kırsal alan nüfusunun sürekli düştüğünü görebiliyoruz.
Bugün ekonomi içinde yüzde 5,8 payı ile hala önemini koruyan tarım sektörü, kişi başına Türkiye ortalamasının üçte biri oranında kişi başı gelir elde etmektedir. Türkiye’de tarım ürünleri fiyatları tüketici fiyat endeksindeki diğer mal ve hizmet gruplarına göre daha dalgalı bir seyir izlemektedir. Tarım yapısı itibarıyla mevsimsellik arz eden bir sektördür. Üretim iklim koşullarına bağımlıdır.
2018 yılında yaklaşık 55 milyar 16 milyon dolar dış ticaret açığı veren ekonomiye tarım ve gıda sektörünün 4 milyar 837 milyon dolara kadar dış ticaret fazlasını katkı olarak vermesi önemlidir. Genel dış ticaret, son yıllarda değeri azalmakla birlikte dış ticaret açığı verirken, tarım ve gıda maddeleri dış ticareti fazlası, son yıllarda azalmasına rağmen, dış ticaret dengesine önemli katkıda bulunmaktadır.
Yüzde 17,3 payıyla özellikle kriz zamanlarında adeta tampon vazifesi görerek istihdama yaptığı katkının yanında, işsizliğin azaltılmasına verdiği katkı, sektörü ekonomik ve sosyal açıdan değerli kılmaktadır. İstihdam yaratmanın son derece zorlaştığı günümüzde, tarımın bu kadar istihdam sağlaması, ülke ekonomisi ve sosyal hayatı açısından bir istikrar yaratmıştır.
Ancak, Türkiye ekonomisi geliştikçe tarımdaki istihdamın azalacak ve gelecekte gelişmiş ülkelerdeki gibi yüzde 5’lerin altına inecektir. Türkiye’nin, bu azalışın sonuçlarına yönelik önlemlerini alması, kırsalda kalkınmayı sağlaması gerekmektedir. Tarımda verimliliği, karlılığı artırmak için yapısal sorunlar çözülmelidir. Bunun yanı sıra kırsalda, başta tarım kaynaklı olmak üzere sanayileşme, kalkınma sağlanmalıdır. Böyle olması durumunda, insanlar bulunduğu yerde doyacak, kentlere kontrolsüz göç yaşanmayacak, ekonomide istikrar sağlanacaktır.
Ülkemizde küçük işletme sahibi çiftçilerimizin yetersiz gelirleri ile artan üretim maliyetlerini karşılayamadığından tarımsal faaliyetlerini sürdürmeleri oldukça güç hale gelmiştir. Üretilemeyen kaynak olan ve gıda güvenliğimizin teminatı topraklarımızı korumalı ve stratejik öneme sahip bu konu öncelikli olmalıdır.
Tarım topraklarının sorunlarının giderilmesinde ise öncelikle ve ivedilikle arazi kullanım planlaması ve üretim planlamasının birlikte yapılması şarttır. Tarım olmadan istikrarlı bir kalkınma olamayacağı dikkate alındığında, ülkelerin kalkınmalarını sağlamak açısından sürdürülebilir bir tarımsal üretimin temin edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Sürdürülebilir tarımsal üretim ise ancak üretimde kullanılan üretim faktörlerinin tükenmesine ve bozulmasına neden olmadan, bunları etkin bir şekilde kullanarak gelecek nesillere bırakmakla olacaktır.” |
||
|
||
| Etiketler: İncefikir:, Tarımsal, istihdam, düşüyor, |
|
Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.








