|
||
| Hacı Ali Oruç: Kader onları ölümde de ayıramadı | ||
| Hacı Ali Oruç: Kader onları ölümde de ayıramadı | ||
| AKTUALİTE Haberi | ||
![]() |
||
Aynı gün doğup, aynı okul ve sınıflarda eğitim gören, aynı gün nikah yapan Adanalı ikizler 27 yaşındaki Ahmet ve Mehmet Oruç kardeşler 15 Temmuz’daki hain darbe girişiminde hava saldırısında yine aynı gün şehit düşmüştü. Şehit çocuklarının acısının her 15 Temmuzda daha da arttığını belirten baba Hacı Ali Oruç, “Her 15 Temmuz’da olduğu gibi bu yıl da acı ve üzüntümüz katmerlerdi. Sanki o günü, tekrar yaşıyormuş hissine kapılıyoruz. Üzücü ama bir yandan da gurur duyuyoruz. Çünkü yüce rabbim, evlatlarımı cennetine kabul ederken, bizlere de ‘şehit babası’ olmayı nasip etti. Acısı da büyük, makamı da büyük bunun. Rabbim, onları bize emanet vermişti ve emanetini de geri aldı. Kolay değil ama yapacak da bir şey yok. Takdir-i ilahı. Yani kaderde o yazılmış. Bize buna karşı hiçbir şey yapamayız ki.” Dedi.
51 POLİS ŞEHİT DÜŞTÜ 15 Temmuz’daki darbe girişiminde en ağır saldırı Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde yer alan Özel Harekat Daire Başkanlığı ve Polis Havacılık Daire Başkanlığı’na yapıldı. Kalkışmanın olduğu noktalara operasyon hazırlığı yapan özel tim, F-16’larca hedef alındı ve 51 vatan evladı şehit düştü.
Aynı gün doğup, aynı okul ve sınıflarda eğitim gören, aynı gün nikah yapan Adanalı ikizler 27 yaşındaki Ahmet ve Mehmet Oruç kardeşler 15 Temmuz’daki hain darbe girişiminde hava saldırısında şehit düşenler arasındaydı.
Sanem ve Hacı Ali Oruç’un ikizleri olarak dünyaya gelen Ahmet ve Mehmet Oruç, polis okulu hariç aynı okul ve sınıflarda eğitim gördü. Nikâhlarını da aynı gün yaptılar. Ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle düğünlerini 6 ay arayla yapmak zorunda kaldılar. Henüz 3 yıllık polis olan kardeşler Adana Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde yine birlikte çalışıyorlardı.
Oruç kardeşler, geçici görev ile gittikleri Ankara’da helikopter pilotu olmak üzere 8 aylık zorlu bir eğitimi başarıyla tamamlamış, yeni görev yerleri Şırnak’a gitmek için hazırlık yapıyorlardı. İkizlerin ağabeyi Mustafa Oruç da Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda uzman çavuş olarak görev yapmaktaydı. Ayrıca Ahmet Oruç şehit düştüğünde eşi Emine Oruç, henüz 7 aylık hamileydi.
Ömürlerinde birbirlerinden hiç ayrılmayan ikizlerle ilgili konuşan baba Hacı Ali Oruç, “Şırnak’a gitmek için hazırlık yapıyorlardı, ancak helikopterdeki arıza nedeniyle bir haftadır bekliyorlardı. O hain gecede Ankara’da değil, Şırnak’ta olmaları gerekiyordu ama takdir-i ilahi. Kaderde ne yazıyorsa o. Acılı ama gururluyum, çünkü ben bir şehit babasıyım” dedi.
MİLLET OLARAK ASLA UNUTMAYACAĞIZ Baba Hacı Ali Oruç, “O karanlık gecede hainler, kendi vatandaşımız bildiğimiz insanlar, meğerse hep hainlermiş. Bu vatanın evlatlarına, bu vatanın toprağına, bu vatanın imkan ve olanaklarını kullanıp, yine bu vatana ihanet ettiler. Bu milletin tankını, tüfeğini, uçağını yine bu millete karşı kullandılar. Biz, millet olarak bunu asla ama asla unutmayacağız. Biz bunların hiçbirini hak etmiyoruz. Onları yüce Rabbime havale ediyorum. Düşünsenize; havada uçan senin uçağın, yerdeki de yine senin insanın. Nasıl bir insan, kendi vatandaşına kurşun sıkabilir? Ama ne yazık ki, nasıl bir ortamda yetiştirildiyseler; gözleri dönmüş ve bu vatana karşı bir düşmanlık beslemişler. Acımız çok büyük. Takdir-i ilahı; kaderde yazılmışsa da bunun önüne hiç kimse geçemez” diye konuştu.
O GECE ANKARA DEPİL, ŞIRNAK’TA OLMALARI GEREKİYORDU Her 15 Temmuzda acılarının katlandığını belirten Hacı Ali Oruç duygularını şöyle dile getirdi; “Çocuklarımla en son, 15 Temmuz’da akşam saat 19.30 gibi telefonla görüştüm. Her şey yolunda gözüküyordu. Onlar da zaten görev için Şırnak’a gitmeye hazırlanıyorlardı. Onları taşıyacak helikopterdeki bir parçanın arızalı olması nedeniyle bir hafta Ankara’da bekliyorlardı. O hain gecede Ankara’da değil de Şırnak’ta olmaları gerekiyordu. Yedek parçanın gelmesi uzun sürünce de bir hafta Başkent’te beklemek zorunda kaldılar. Arıza giderilmeyince de pazartesi günü uçakla Şırnak’a gideceklerdi. Kaderlerine yazılmış bir kere, önüne geçemiyorsunuz.
ŞAHADETE DE BİRLİKTE GİTTİLER Evlatlarımla telefonda evlatlarımla tayin konusunu konuştuk. Ahmet Van’a; Mehmet de Ankara’da Esenboğa Havalimanı’na tayin bekliyorduk. Onlara; artık baba ocağında değilsiniz, birer polis memurusunuz. Türkiye’nin her yeri bizim. Size nerede görev verilirse oraya gidip, görevinizi en iyi şekilde yapacaksınız’ dedim. Ahmet ve Mehmet, ikiz oldukları için hiç ayrılmak istemiyorlardı. Nasıl birlikte dünyaya geldiyseler, yine birlikte; aynı şehirde görev yapmak istiyorlardı. Rabbim, onları yine ayırmadı. Şahadete de birlikte gittiler.
Ahmet ve Mehmet, aynı gün doğup, yine aynı gün nikâhlarını kıydılar. Aynı gün düğünlerini yapmak istiyorlardı ama imkânlar el vermediği için 6 ay arayla düğünleri oldu. Kısmet değilmiş. Yaşadığımız acının tarifi yok. Her 15 Temmuz’da acımız katlanarak artıyor. Onların yokluğu derin bir sızı yürekte. Evlatlarımla her zaman gurur duydum ve hala da gurur duyuyorum.
ONLARI ÇOK ÖZLÜYORUM Şu an karşımda olsaydılar; onlara sıkı sıkıya sarılıp, doya doya öpüp koklardım yavrularımı. Onları çok özlüyorum ama kader bu. Böyle yazılmış ve böyle olması gerekiyormuş. Sadece oğullarıma değil, tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır diliyorum. Allah bir daha bugünleri ve böylesi acılar yaşatmasın. Vatan sağ olsun. |
||
|
||
| Etiketler: Hacı, Ali, Oruç:, Kader, onları, ölümde, de, ayıramadı, |
|
Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.








