Annenin siyah tüylerinin arasına serpiştirilmiş altın sarısı tek tük tüyleri, onu özel kılıyordu. Ben anneni çok sevdim Minnak.
Avluda besliyordum, hamile olduğunu anlayamadım. Böyle biri patili canı Atatürk Parkı'nda 6 yıldır besliyordum. Sanki onun ikizi gibiydi. O canı da en son 14 Ağustos'ta gördüm.
Allah'ın işine bak ki, yeni taşındığım yere kızkardeşimin evine gelen annen, sonra benim bahçemden çıkmaz oldu.
Daha sonra bir şekilde evime girdi, ardiye bölümüne sık sık giriyor, bazen kovalıyordum.
Doğum yaptığını anlayamadım...
Seni doğurmuş, evin içine almadığım günler oldu.
Minnak sen evimde doğdun.
Bir tek seni dünyaya getirmiş annen. Pata, küte günlerce dayaklarını yedik ben ve oğlum Ares...
Yine de size kıyamadım, evimde kalmaya devam ettiniz. Tahminime göre 10 haziran 2022 tarihinde doğdun, annen iki gün ardiyede kalınca merak ettiğim için 23 Haziran 2022 günü itfaiyeyi aradım. Onlar evi boşaltırken annen seni emziriyordu, gözlerin açıktı. Enik kediler ikinci haftanın içinde gözlerini açarlarmış, senin gözün açıktı.
Sonra oturma odamıza geçtiniz, senin fotoğrafını çektim, meğer yeni doğan tüm kedilerin gözleri mavi olurmuş onu da öğrendim.
Anne kediler yavrularını hep korurmuş, bizi tehdit olarak gördüğü için her gün bir posta Ares'e dayak atıyordu. Ares bas bas bağırıyordu.
İkinizde çok sessizdiniz...
Sonra arefe günü annen seni alıp salona getirdi, bu defa yatak odamıza girdiniz.
Koltuğun altına yemekler koydum, suyunuzu eksik etmedim. 1 aylıkken et yemeye başladın.
Kaldığınız yatak odamı siz rahatsız olmayasınız diye temizlemedim.
Velhasıl Ares'in psikolojisi bozuluyordu, Minnak artık evin her yerinde geziyordu, bende mecburen Ares'i tasmasından, ya yemek masasına veya yatağıma bağlıyordum.
Karakız'ın öldüğü 28 Temmuz 2022 günü seni komşuya sahiplendirdim, birgün benden uzakta kaldın. Eğitmen Ebru hanım seni bulup bana geri getirdi, bu arada anneni kısırlaştırdı.
Tam 180 gün soluk almadan hepinize hizmet ettim, çok yorgundum, biraz dinlenmeye ihtiyacım vardı. Karakız, Büdü, Ares, annen ve sen, tabi bahçedeki kedicikleri saymıyorum bile... 10 günlüğüne denize gittim, artık bahçeye alışmıştın. Yaş mamanızı kızkardeşim Rabia'ya verdim, her gün size bir tane yedirsin diye...

Her gün sizi arıyor sağlığınızı soruyordum, ta ki 22 Ağustos günü hastalandığını öğrendiğimde apar topar eve döndüm. Bir günde eriyip bitmiştin, Veterinerimiz Mete Betin'e durumu anlattım, kustuğun için bir şurup önermişti.
O gün sana içirmişler, ben eve geldim, annenle seni eve aldım.
Ertesi günü ikinci vakti seni veterinere götürdüm, üç iğne yaptı, ama kaptığın mikrop yüzünden durumunun kritik olduğunu söyledi.
23 Ağustos'u, 24 Ağustos'a bağlayan gece yarısından sonra hayata veda etmişsin. 2,5 aylıktın, sessizdin, candın, tatlıydın, baldın ve hiç tırmalamıyordun. Aniden gitmen bana çok dokundu oğlum. Annene halen dokunabilmiş değilim... Ama ara ara seni kucağıma alıyor seviyordum.
Mekanın Kıtmır gibi cennet olsun, seni de unutmayacağım Minnak!
Annen seni arıyor, ömrüm oldukça söz annene bakacağım oğlum! Artık o evin bir ferdi. Gidişinle beni çok ama çok üzdün. Bugün üçüncü gün oldu annen halen seni arıyor, ağlıyor.
|