|
|
| Atmosfer, su ve toprak vatandır, vatanını kirletme… | |
| Atmosfer, su ve toprak vatandır, vatanını kirletme… | |
| AKTUALİTE Haberi | |
![]() |
|
Ülkemizde nehirlerimiz, göllerimiz, denizlerimiz, sokaklarımız, caddelerimiz, parklarımız çöp saldırısı altında. Çekirdek kabuğundan sigara izmaritine, pet şişeden çeşitli ambalajlara, poşetten yiyecek içecek atıklarına kadar çok geniş bir yelpazede çöpler gelişigüzel atılıyor. Hangi kurum ve kuruluş, ne kadar çok insanla, ne kadar çok süre çalışırsa çalışsın bu atıklar günlük olarak üretilmeye ve çevreye saçılmaya devam ettiği için, vatandaş bilinçlenmeden, temizlemede kesin başarı elde etme şansı yok. Çöpün çöpe atılması gibi basit bir kuralı uygulamadığımız için ülkemizin dört bir yanı; sigara izmariti, pet şişe, poşet, ambalaj ve diğer atıklarla dolup taşıyor. Atıkların bir kısmı doğa tarafından kısa sürede absorbe edilemediği için, çevre büyük zarar görüyor. Çevre deyince öyle soyut bir kavramdan bahsetmiyorum. Soluduğumuz atmosferden, yaşamın filizlendiği topraktan ve yine yaşamın kaynağı sudan bahsediyorum. Suyu, atmosferi ve toprağı umarsızca kirletmekten, tüm bunlar sonsuz bir kaynağın, zedelenmez elementleriymiş gibi davranmaktan kaçınmıyoruz. Piknik yaparken, yurdumuzun güzelliklerinin keyfini çıkarırken doğanın merkezine bıraktığımız çöpler bir yana; söndürmediğimiz ateşlerle, yanar halde attığımız izmaritlerle ormanların kül olmasına da neden olabiliyoruz. Sabotajlar ve küresel ısınmadan kaynaklı yangınlar elbette ayrı inceleme konusu. Bazı insanlarımız nehirleri, gölleri, denizleri, sulama kanallarını, caddeleri, sokakları, parkları maalesef çöp konteyneri yerine kullanıyor. Oysa doğa hepimizin yaşam kaynağı ve onu gelecek nesillere olabildiğince temiz teslim etme görevimiz var. Nüfus artıyor ve insan sayısı çoğaldıkça kirlilik de yayılıyor. İnsanların tek tek yarattığı çevre kirliliğinin yanı sıra, çevre bilinci olmayan ve arıtma masrafından kaçınan bazı büyük ticari yapılanmaların doğaya verdiği zarar büyük çevre felaketlerine yol açıyor. Bu durum sadece ülkemizle sınırlı değil. Yeryüzünde birçok noktada benzer sorunlar var. Batı ülkeleri, çöpün çöpe atılması, toplumun bu konuda eğitilmesi konusunda önemli mesafe kat etmiş olsa da 2024 Paris Olimpiyatları’nda gördük ki; sanayi atıkları Seine (Sen) Nehri’ne bile dökülebiliyor ve bu nehirdeki uzun mesafe yüzme yarışına katılan bir Alman kadın sporcu günlerce istifra ettiğini ve ishal olduğunu açıklayabiliyor. Yarışmaya nehrin kirli olduğu gerekçesiyle katılmayan sporcular da oldu. Seine Nehri olimpiyat oyunlarından aylarca önce temizlenmeye başlanmış olsa da; yüzde yüz temizlik sağlanamamış olacak ki; bütün dünya nehrin temiz olup olmadığını tartıştı durdu. Bu açıdan yaklaşık 50 yıldır sürdürdüğümüz “çabaya” rağmen henüz Seyhan Nehri&rs |