Haber Detayı
16 Ağustos 2022 - Salı 21:24
 
Aksungur deprem konusunda uyardı
Aksungur deprem konusunda uyardı
AKTUALİTE Haberi


İMO Adana Şube Başkanı Aksungur, deprem güvenliği ve deprem önlemleri konularının ele alındığı Marmara depreminin 23. Yılnda; Aksungur; İMO olarak tüm bilimsel-teknik birikimleriyle, sahada edindikleri tecrübe ve yetişmiş kadrolarla başta deprem olmak üzere doğa olaylarının afetlere dönüşmesini önleme konusunda görev almaya hazır olduklarının altını çizdi.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Hasan Aksungur, deprem güvenliği ve deprem önlemleri konularına vurgu yaptı.

İMO Adana Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan İMO Başkanı Hasan Aksungur, Marmara Depreminin 23. Yılı nedeniyle açıklamalarda bulundu. 1999 Gölcük merkezli Marmara Depreminin ülke tarihinin en büyük depremlerinden biri olan 7,4 büyüklüğündeki depremi yaşadığını belirten Aksungur, bu depremde resmi sonuçlara göre; 18 bin 873 insanın yaşamını yitirdiğini, 23 bin 781 insanın ise yaralandığını aktardı. Marmara depreminde 328 bin 113 ev ve işyerinin yıkıldığı veya hasar gördüğü belirten Aksungur, bir milyondan fazla insanın evsiz kaldığını, 17 milyar dolardan fazla ekonomik kayıp ortaya çıktığını işaret etti. Aksungur, tüm bunların sadece 45 saniye içinde olduğunu vurguladı.

AFET SONRASI YAPILAN ÇALIŞMALAR YARA SARMA DÜZEYİNDE KALDI

Aksungur,  acı sonuçları olan Marmara Depreminin, Türkiye’de depreme bakış açısının değişmesinde bir milat olarak kabul edildiğini anlattı.  1999’dan sonra, depremin neden olduğu yaraları sarmaktan çok, deprem öncesi alınması gereken tedbirlerin düşünülmesi gerektiğinin tüm çevrelerce benimsendiğini de işaret eden Aksungur, ancak bir doğa olayı olan depremin, ülkemizde her defasında afete dönüşmesinin bir türlü engellenemediğini söyledi. Çıkarılan yasa ve yönetmeliklerin, yıllara dayanan çalışmalarla oluşturulan plan ve projelerin; uygulama aşamasına geçemeden, kağıt üzerinde kaldığını dile getiren Aksungur, yapılan çalışmaların, daha çok afet sonrası yara sarma düzeyinde kaldığını aktardı.

ÇEŞİTLİ ÇALIŞMALAR YAPTIK

İnşaat Mühendisleri Odasının bu konuda çeşitli çalışmaları olduğunu savunan Aksungur, deprem kongreleri, çalıştaylar düzenlendiklerin, bu kapsamda hazırlanan raporların sunduğunu belirtti.  Aksungur, kamuoyunu aydınlatacak ve deprem konusunda farkındalığı ve bilinci artıracak çalışmalar yapıldığını sözlerin ekledi. Yıllara dayanan çalışmalar sonucunda deprem konusunda sorunlar da, bu sorunların çözümü için yapılması gerekenlerin de belli olduğunu kaydeden Aksungur, bu yapılması gerekenlerin acilen yapılması gerektiğine vurgu yaptı.

YAPI STOKU İYİLEŞTİRİLMELİ

Mevcut yapı stokunun iyileştirilmeli ve güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Aksungur, “2011 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla “Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı” (UDSEP) yürürlüğe konulmuştur. Bu plana göre başta okul ve hastaneler olmak üzere, Türkiye’deki bina envanterinin çıkarılması ve mevcut yapıların hasar görebilirlikleri ve riskleri esas alınarak gruplandırılması planlanmıştır. Aynı zamanda çalışmaların 2017 yılında bitirilmesi esas alınmıştır. Ancak, TBMM’de 2020 yılında kurulan Deprem Araştırma Komisyonunun, 2021 tarihli raporunda; 2021 yılı itibarıyla çalışmanın nasıl yapılacağının yönteminin bile çıkarılamadığı anlaşılmaktadır.Oysa mevcut yapı stokunun envanterinin çıkarılması,bunu sağlamak için de çalışmaların hızlandırılması hayati önemdedir. Mevcut durum tespit edilerek acilen güçlendirilmesi veya yenilenmesi gereken binalar belirlenerek, bir plan doğrultusunda yapı stokunun depreme dirençli hale getirilmesi sağlanmalıdır” dedi.

 İYİ PLANLANIP, DENETİMLER YAPILMALI

Bunun dışında yeni binaların da yapım aşamasında başlangıcından bitimine kadar iyi planlanıp, denetim altında yapılması gerektiğini anlatan Aksungur, “Bunun da ilk aşaması her şantiyenin tam zamanlı bir şantiye şefi tarafından yönetilmesidir. Şantiye şefinin görevi; bir yapının fen ve tekniğe, ruhsata esas teşkil eden projesine uygun olarak inşa edilmesi ile inşaatın iş ve işlemlerinin planlanmasını sağlamaktır. Bunun yanında işçi sağlığı ve iş güvenliğini şantiye sahasında gözetmek gibi önemli bir görevi daha bulunmaktadır. Türkiye işçi ölümlerinde dünya çapında en üst sıralarda yer almaktadır. Şantiye şefliği görevinin hakkıyla yerine getirilmemesi, sadece kağıt üzerinde ruhsatın bir eki olarak kalması, bu seviyelerdeki işçi ölümlerinin başlıca sebeplerinden biridir. Tam da bu sebeple; biz İnşaat Mühendisleri Odası olarak sınırlı durumlar dışında, her şantiye şefinin sadece bir şantiyede tam zamanlı olarak görevlendirilmesi gerektiğini vurguluyoruz” diye konuştu

 PROJE DENETİMİ İLE YAPI DENETİMİ BİRBİRİNDEN AYRILMALIDIR

Mevcut Yapı Denetimi Sistemiyle vatandaşların can ve mal güvenliği, etik kurallardan yoksun olan serbest piyasa koşullarına teslim edildiğini öne süren Aksungur, “4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun öngördüğü sistemde, kamusal bir hizmet olan denetim hizmeti ticarileştirilmiştir. Mevcut Yapı Denetim Yasasının öngördüğü, ticari yanı ağır basan yapı denetim şirketi modeli yerine; uzmanlık ve etik değerlere sahip yapı denetçilerinin etkinliğine dayalı, meslek odalarının sürece etkin katılımını sağlayacak yeni bir denetim süreci modeli hayata geçirilmelidir. Bu modellemede proje denetimi ile yapı denetimi birbirinden ayrılmalıdır” şeklinde konuştu.

KENTSEL DÖNÜŞÜMLER

Kentsel dönüşüm adı altında kentlerin tarihi ve doğal dokusunun yok edildiğini dile getiren Aksurgur, “Devletin asli görevi sağlıklı, güvenli ve yaşanabilir kentler kurmak ve sürdürülebilir bir çevre oluşturmaktır. “Kentsel Dönüşüm” adı altında rant odaklı dönüşüm gerçekleştirilmektedir. Kentlerin tarihi ve doğal dokusu yok edilmektedir.  Mühendislik, mimarlık ve şehir planlama disiplinlerinin teknik ve bilimsel gerekliliklerini, toplumun ihtiyaçlarını, sosyo-ekonomik yapısını dikkate almayan kentsel dönüşüm projelerinden vazgeçilmelidir” ifadelerini kullandı..

İMAR AFFI

İmar aflarının kaçak yapılaşmanın önünü açtığından bahseden Aksungur, “Ülkemizde imar afları kaçak yapılaşmanın en önemli teşvik unsurlarından birisi olmuştur. Devletin bir binaya iskan ruhsatı vermesi, vatandaşına o yapıda güvenle oturabileceği yönünde güvence sunması anlamına gelir. Oysa mühendislik hizmeti almamış bu yapıların, doğa olayları karşısında hasara uğramaları halinde sorumluluk bu kararı alanların üzerindedir. İmar affı uygulamalarına son verilmeli, imar affından yararlanan yapılar denetlenmelidir”dedi.

BİZ HER ZAMAN HAZIRIZ

İMO olarak tüm bilimsel-teknik birikimleriyle, sahada edindikleri tecrübe ve yetişmiş kadrolarla başta deprem olmak üzere doğa olaylarının afetlere dönüşmesini önleme konusunda görev almaya hazır olduklarının altını çizen Aksungur sözlerini şöyle tamamladı;

“Sonuç olarak, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şubesi olarak hem yetkili kurum ve kuruluşlara hem de tüm kamuoyuna seslenmek istiyoruz: Bu karamsar tabloyu el birliğiyle tersine çevirmemiz mümkündür. Biz İMO olarak tüm bilimsel-teknik birikimimizle, sahada edindiğimiz tecrübe ve yetişmiş kadrolarımızla, başta deprem olmak üzere doğa olaylarının afetlere dönüşmesini önleme konusunda görev almaya hazırız. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi sorunlar da bellidir, çözümleri de. Yeter ki çözüm için ortaya irade konulsun.”

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Aksungur, deprem, konusunda, uyardı,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Adana

Güncelleme: 06.07.2022
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı