Vitamin İlaçlarının Kansere Karşı Bir Etkisi Var mıdır?

27.05.2020 - Çarşamba 23:42

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tayfun Hancılar, sık kullanılan vitamin ilaçları hakkında bilgilendirdi.

Doğal olmayan
yollarla alınan yüksek doz vitaminler zararlı!

Amerika ve İngiltere’de yüzde 50 oranında insanın,
vitamin ve doğal olduğu iddia edilen preparatları kullandığı düşünülürse; bu
pazarın ekonomik büyüklüğü ve neden bu tür ilaç ve karışımların bu kadar çok
olduğu anlaşılabilir. Vitaminler aslında hücrelerimiz için vazgeçilmez
elementlerdir. Yokluğu, ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Ancak son yıllarda
yapılan bilimsel araştırmalarda doğal olmayan yollarla alınan yüksek doz
vitaminlerin, ne kadar zararlı olabileceği ortaya çıkmıştır. Uluslararası büyük
bir araştırma olan SELECT çalışmasında; yüksek doz Vitamin E ve Selenyumun
prostat kanserini önlemediği, hatta E vitamini yüksek doz kullanımının prostat
kanseri riskini bir miktar arttırdığı ortaya çıkmıştır. A vitamininin akciğer
kanserinde önleyici özelliği araştırılırken, 29 bin sigara içicisi riskli kişiye
yüksek doz beta karoten verilmiş ancak bu kişilerde akciğer kanseri görülme
oranı yüzde 18 artmıştır.   Akciğer
kanserine yakalanmış kişilere, yüksek doz beta karoten verildiğinde bu
kişilerde maalesef ölüm oranları artmıştır.

“Doktor önerisi
olmadan vitamin kullanmayın”

Geçtiğimiz gün açıklanan bir Cochrane analizinde,
yüksek doz C vitamininin; sigara içen kişilerde akciğer kanserine karşı
koruyucu özelliği olmadığı, hatta kadınlarda bir miktar akciğer kanseri görülme
sıklığını arttırdığı öne sürülmüştür. Aynı çalışmada yüksek doz E vitamininin,
akciğer kanserine karşı koruyucu olmadığı ve kullanan kişilerde beyinde kanama
riskini arttırdığı gözlenmiştir. Tüm veriler göz önünde tutulursa,
yiyeceklerden vitamin emilimini bozan bir hastalığınız yoksa (Çölyak hastalığı,
Crohn hastalığı, kistik fibroz, siroz, kanser gibi) ek vitamin almak, yararları
bir yana ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle; doktor önerisi
olmadan vitamin ilaçları kullanmayın. Evet, yapay vitaminleri önermiyoruz ama
unutmamak gerekir ki; vitaminler vücudumuz için hayati öneme sahiptir. Düzenli
ve dengeli olarak almak gerekir. O halde; kısaca hangi vitamin ne işe yarar ve
doğal olarak nasıl elde edilir?

A vitamini

A vitamini eksikliği; gece körlüğü, saçta dökülme,
çocuklarda gelişme geriliği, cilt, saç ve tırnak sağlığında bozulmalar,
enfeksiyona eğilim yapar. A vitamini ihtiyacı yetişkin erkek için 10 mg, kadın
için 8 mg’dır. Günde bir havuç tüketirseniz, bu ihtiyacın yaklaşık 2/3 ünü
alabilirsiniz. A vitamini, karaciğerde depolandığı için fazlası zararlıdır.
Örneğin; her gün bir bardak havuç suyu içen kişilerin ten renginde
değişiklikler görülebilir. Bu nedenle haftada en fazla; 3 bardak havuç suyu
içmek veya günde 1 adet havuç yemek yararlı olacaktır. Ayrıca somon, balkabağı,
kavun, karalahana da yüksek miktarda A vitamini vardır.

C Vitamini: Yüksek
doz C vitamini kanseri tedavi eder mi?

C vitamini eksikliğinde; yorgunluk, halsizlik, kas ve
eklem ağrıları, diş etlerinde kanama, dişlerde anormallikler ve enfeksiyonlara
yatkınlık görülebilir. Fazla alındığı takdirde, idrarla atılır. İhtiyaçtan çok
fazla alımlarda; böbreklerde taş oluşumuna, ishal ve alerjik deri belirtilerine
neden olabilir. Erişkin bir kişinin günlük C vitamini ihtiyacı 80-90 mg
arasındadır. Enfeksiyonlarda ihtiyaç yüksek olduğu için 500-1000 mg almak
gerekebilir. C vitamini vücutta depolanmadığı için alınacak miktarı, üçe bölmek
daha doğru olur. Bir limonda 53 mg, portakalda 53 mg, kivi 92 mg, domates 13
mg, 100 gr çilek 58 mg, 100 gr kuşburnu 436 mg C vitamini içerir. Demek ki
sağlıklı bir kişi; günde 2 portakal ve kuşburnu tüketerek yeterli C vitaminini
almış olur. Bunların dışında; lahana, patates ile ıspanak, marul, yeşil biber
gibi yeşil yapraklı sebzeler zengin C vitamini kaynaklarıdır. Son yıllarda
yüksek doz C vitamininin kanseri tedavi ettiği iddia edilmektedir. Ancak bu
konuda yapılmış ve olumlu sonuç vermiş bir çalışma yoktur. Yapılan araştırmalar,
güvenilir kriterlere sahip olmadıkları için olumlu ya da olumsuz kesin bir
yargıya varmak zordur. 

D vitamini

Son dönemde, en popüler vitamindir. D vitamininin;
temel kaynağı güneştir ve ultraviyole B ışınlarının ciltte oluşturduğu bazı
metabolik süreçlerin sonunda üretilmektedir. Balık, balık yağı ve yumurta
sarısı her ne kadar D vitamini içerse de, güneş ışınları mutlaka gereklidir.
Güneşli günlerde kol bacak ve yüzü açıkta bırakarak, yaklaşık 20 dakika (esmer
kişilerde 30 dakika) güneşlenmek D vitamini sentezi için çok önemlidir. Ancak
güneş kremleri ya da cam arkasında güneşlenmek D vitamini sentezini engeller bu
nedenle; açık havada ve güneş kremi kullanmadan güneşlenmek gereklidir. D
vitamini eksikliği kemik hastalıklarına yol açtığından, kas ve kemik ağrısı
yaşanabilir. Bebeklerde ve çocuklarda büyümenin gecikmesine, kas güçsüzlüğüne
ve iskelet deformitelerine neden olan raşitizmlere yol açabilir. D vitamini
eksikliğinde bağışıklık sistemi doğru çalışamaz ve hastalıklarla mücadelede
yetersiz kalabilir. Obeziteye zemin hazırlar. Uyku bozuklukları yaşanabilir.
Alzheimer hastalığı riskini arttırır. Ülseratif kolit, Crohn, Multipl Skleroz
(MS) gibi bağışıklık sisteminin neden olduğu hastalıklarda; düşük D vitaminine
rastlanmaktadır. Bazı çalışmalar yüksek D vitamini seviyesi olan bireylerde
kolorektal tümörlerin yüzde 30 oranında daha az görüldüğünü saptamış olsa da
sonuçlar henüz tam anlamıyla kabul görmemiştir.

D vitamini kansere
karşı etkili mi?

Meme kanserine yakalanmış ve D vitamini değeri yüksek
olan kadınların, bu değeri daha düşük olanlara göre, yaşam süreleri daha
uzundur. Meme kanserine yakalanmış kişilerin; D vitamini seviyesinin 50 mg/ml
ve üzerine çıkarılması, tedaviyi olumlu yönde etkilemektedir. SUNSHINE
çalışmasında ise; yüksek doz D vitamini desteğinin, 139 kemoterapi alan
kolorektal (kalın bağırsak) kanserli hastalarda hastalığın kontrolünü artırdığı
gösterilmiştir. D vitaminin diğer
kanser türleriyle ilişkisi üzerine yapılan çalışmalarda ise, yararına ilişkin
net kanıtlar sağlanamamıştır. Yeni Zelanda'da 5 bin 110 kişinin dahil
olduğu çalışmada; 4 yıla kadar yüksek dozlarda oral (ağızdan) D vitamini alan
kişilerde, ne kanser riskinde ne de kalp damar hastalığı riskinde azalma
gözlenmedi. D vitamini ve kanser ilişkisine dair bugüne kadar yapılan en
kapsamlı gözlemsel çalışmada; D vitamininin, sigara kullanmayanlarda dahi,
akciğer kanserinden korunmada etkili olmadığı tespit edilmiştir. Yeni açıklanan
VITAL araştırmasında, 25 bin 871 sağlıklı kişiye; koruyucu amaçlı vitamin D3
(2000 IU) ve omega-3 verilmiş ancak ne kansere, ne de kalp hastalıklarına karşı
koruyucu bir etki saptanmamıştır. Yani kolon ve meme kanseri olan kişiler için
D vitamini kullanımı uygun olabilir ama koruyucu olma özelliği şu an için
tartışmalıdır.

E vitamini

E vitamini eksikliği kalp ve diğer kaslarda
yorgunluğa, karaciğer hastalıklarına, kırmızı kan hücrelerinin kolayca
parçalanmasına neden olmaktadır. E
vitamini hücre hasarlarını önler, antioksidan özelliği sayesinde
serbest radikallerin hücrelere zarar vermesini engeller, kanserin ve
kardiyovasküler hastalıkların önlenmesine yardımcı olur. Cildi yaşlanmaya karşı korur, cildin
nem dengesinin korunmasına, yara ve yanık izlerinin hızlı bir şekilde
iyileşmesine, kırışıklıkların ve diğer cilt sorunlarının önlenmesine katkı
sağlar. Saç ve tırnak sağlığını geliştirir.
Cinsiyet hormonlarının düzenlenmesinde çok etkindir. Eksikliği kısırlığa yol
açabilir. Ancak birçok besinde E vitamini olduğu için eksikliği çok ender
görülür. Günlük ihtiyaç yetişkin erkeklerde 10 mg, kadınlarda 8 mg ve
çocuklarda 3-10 mg arasında değişmektedir. Bitkisel yağlar, tahıl taneleri,
yağlı tohumlar, soya, yeşil yapraklı sebzeler, baklagillerdir. Zeytinyağı,
fındık yağı gibi bitkisel yağlarda, fındık, badem, ceviz, kereviz, lahana,
brokoli, balkabağı gibi sebze ve yeşillikler, hamsi, somon, uskumru, sardalya
ve ton balığı gibi balık türleri, Avokado, muz ve kivi gibi meyveler ve
yumurtada bulunur.

B12 vitamini

B12 yetersizliğinde; sinir sisteminde bozukluklar,
pernisiyöz anemi oluşur. Kol ve bacaklarda uyuşma, duyu azalması ve kasılmalar
en belirgin eksiklik belirtileridir. Dikkat edilmesi gereken nokta B12 sadece
hayvansal gıdalarda bulunur. Et, balık, süt, yumurta, peynir gibi… Kırmızı et,
deniz ürünleri ve yumurtada yüksek miktarda bulunur.

B6 vitamini

B6 vitamin eksikliğinde; sinir sistemi bozuklukları,
dilde ve deride yaralar, hipokromik anemi denilen kansızlık, çocukluk çağında
sık görülen eksikliklerdir. Özellikle; anne sütü ile beslenmeyip, hazır mama
ile büyütülen çocuklarda; B6 eksikliği sık görülmektedir. Et, sakatat,
baklagillerde, muz, avokado, patates, bezelyede yüksek oranda B6 vitamini
bulunur.

B17 vitamini
(amygdalin) kanseri tedavi eder mi?

B17 aslında, bir vitamin olarak
değerlendirilmemelidir. Diğer vitaminler gibi vücutta eksikliği, bir hastalığa
yol açmaz. Uzun süre B17 vitamininin, vücutta hidrojen siyanür oluşturarak
kanseri tedavi ettiğine inanıldı. Kayısı çekirdeğinde B17 vitamini bol olduğu
için kanser hastaları tarafından tüketildi. Özellikle amygdalin, yarı sentetik
formu Laetril kanser tedavisinde denendi. Ancak yapılan araştırmalarda B17
vitamininin, kanseri tedavi ettiğini gösteren bir sonuca ulaşılamadı. Özellikle
acıbadem ve kayısı çekirdeği; yüksek miktarda, günde 40-60 adet (çocuklarda
6-10 adet) tüketilirse siyanür zehirlenmesi sonucunda ölüme yol açabilir.
Güvenli kullanımı konusunda bilgi olmadığı için, acıbadem ve kayısı çekirdeği
kullanımı önerilmez. Ancak meyvelerden alınan, B17 güvenlidir. Elma, kiraz,
şeftali, armut, erik çekirdekleri, kabak çekirdeği, keten tohumunda bulunur. Böğürtlen,
yaban mersin, kiraz, kızılcık gibi orman meyveleri,  acıbadem, tere, pancar, bambu yaprağında da
bol miktarda B17 vitamini bulunur. B17 vitamininin fazla ve bilinçsizce
kullanılması; siyanür zehirlenmesi belirtilerine benzer; ateş, kusma, baş
ağrısı, baş dönmesi, karaciğer hasarı, 
kan basıncında bir düşüş, denge ve zorluk yürüme, koma ve en sonunda
ölüme yol açabilir. Laetril ilaç olarak, birçok ülkede ölüm tehlikesi nedeni
ile yasaklanmıştır.

Peki ne yapmalıyız?

Vitamin ve bazı doğal olduğu iddia edilen takviye
edici hiçbir ilacın, kanser ya da diğer hastalıklar üzerinde koruyucu etkisi
net olarak gösterilememiştir. Her yıl bir vitamin popüler hale getirilmekte,
ciddi sayıda kişiye önerilmekte ve daha sonra ya etkisiz olduğu ya da fazla
kullanımı zararlı olarak açıklanmaktadır. Önerimiz; haftanın 3 günü birer saat
düzenli tempolu yürüyün, olanağınız varsa bol bol yüzün, sigara ve alkolden
uzak durun, haftada 2 kez kırmızı et ya da deniz ürünleri, tam buğday ya da
çavdar ekmeği, haftada en az 3 kez yumurta ve bakliyat tüketin, günde 2-3 kez
bir porsiyon meyve yemeye çalışın. Esmer bulgur ya da siyah pirinç tüketin
beyaz un ve şeker kullanmayın, çay veya kahvenizi şekersiz için. Elbette
yazıldığı kadar kolay değil ancak; bu şekilde düzenlenmiş bir yaşam tarzı ile
kalp krizi ve kanser riskinizi en az yüzde 50 oranında düşürebilirsiniz. Yapay
vitamin ve destek ürünlerinden uzak durun, doktorunuz tıbbi olarak gerekli
bulmadıkça ve sizi bu gerekliliğe ikna etmedikçe kullanmayın…

İrtibat

Mail: [email protected] , [email protected]

YORUM YAZ