TZOB Genel Başkanı Bayraktar: Üreticide 35 kuruş olan lahana, markette 2 liraya satılıyor.

01.04.2020 - Çarşamba 16:28

“Üretici fiyatları bu kadar düşerken tüketici fiyatları hala yüksek. Çiftçimiz üretemez, spekülatif faaliyetler devam ederse halkımız gıdaya ulaşamaz”

“Çiftçimiz üretmek zorunda. Çiftçimizi tarlada tutamaz, üretmesini
sağlayamazsak çarşı pazar fiyatlarını düşünmek bile istemiyoruz”

“Üretici fiyatlarında büyük düşüş yaşanırken, çiftçilerimizin başta
gübre olmak üzere satın aldığı girdilerin fiyatları artıyor. Çiftçilerimize
acilen destek bekliyoruz”

Ankara- 01.04.2020- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mart
ayında üretici ve market fiyat farkının 5,7 kata kadar ulaştığını bildirerek, “Üretici fiyatlarında büyük bir düşüş var ancak bu
düşüş tüketici fiyatlarına yansımıyor” diye konuştu.

Üretici ve
tüketici fiyatları arasındaki makasın bir türlü kapanmadığına işaret eden
Bayraktar, “Pazarlamadaki sorunlar nedeniyle üreticilerimiz düşük
fiyata ürün satarken, tüketiciler daha pahalıya ürün tüketmek durumunda
kalmaktadır” diye konuştu. Bayraktar, halkın mağdur edilmemesi için bütün
kesimlerin sağduyulu davranması ve spekülatörlere fırsat verilmemesi
gerektiğini vurguladı.

Lahananın 5,7 kat, kuru incirin 5 kat,
havucun, 3,7 kat, kuru kayısının 3,6 kat, patlıcan ve nohudun ise 3,5 kat
fazlaya tüketiciye satıldığını bildiren Bayraktar, “Üreticide 35 kuruş olan
lahana markette 2 liraya, 13 lira olan kuru incir 64 lira 93 kuruşa, 80 kuruş
olan havuç 2 lira 94 kuruşa, 11 lira olan kuru kayısı 39 lira 69 kuruşa, 1 lira
82 kuruş olan patlıcan 6 lira 43 kuruşa, 2 lira 89 kuruş olan nohut 10 lira 23
kuruşa satılmaktadır” bilgisini paylaştı.

Mart ayında markette 23, üreticide 7 üründe fiyat
artışı; markette 16, üreticide 17 üründe fiyat düşüşü olduğunu; markette 3,
üreticide 10 üründe fiyatın değişmediğini bildiren Bayraktar, fiyatı en fazla
artan ürünün markette limon, üreticide kuru soğan; fiyatı en fazla düşen ürünün
ise markette yeşil soğan, üreticide patlıcan olduğunu belirtti.

Bayraktar, yaptığı
açıklamada, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak üreticiden tüketiciye halkın
tamamını yakından ilgilendiren gıda fiyatlarındaki değişimleri takip etmeye ve
kamuoyunu doğru bilgilendirmeye devam ettiklerini vurguladı.

-Market fiyatlarındaki değişim-

Mart ayında
markette kuru fasulye, kuru üzüm ve pirinç fiyatında bir değişim meydana
gelmezken, markette fiyat düşüşünün en fazla yüzde 48,82 ile yeşil soğanda
görüldüğünü bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Yeşil soğandaki
fiyat düşüşünü yüzde 30,56 ile salatalık, yüzde 24,26 ile patlıcan, yüzde 23,48
ile karnabahar, yüzde 23,04 ile domates, yüzde 21,85 ile kabak, yüzde 7,77 ile
ıspanak, yüzde 6,24 ile marul izledi.

Markette en fazla
fiyat artışı ise yüzde 55,63 ile limonda yaşandı. Limondaki fiyat artışını
yüzde 51,06 ile patates, yüzde 50,87 ile kuru soğan, yüzde 37,15 ile sivri
biber, yüzde 33,24 ile mandalina, yüzde 15,66 ile portakal, yüzde 9,87 ile kuru
incir, yüzde 9,37 ile yeşil mercimek, yüzde 7,74 ile maydanoz, yüzde 6,05 ile
dana eti, yüzde 5,63 ile kuzu eti, yüzde 4,62 ile kırmızı mercimek, yüzde 4,02
ile elma takip etti.”

-Üretici fiyatlarındaki değişim-

Mart ayında
üreticide, pırasa, elma, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek,
pirinç, kuru kayısı, kuru incir ve zeytinyağı fiyatında bir değişim meydana
gelmezken, yüzde 64,84 azalmayla fiyatı en fazla düşen ürünün patlıcan olduğunu
belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Patlıcandaki
fiyat düşüşünü yüzde 50 ile kabak, yüzde 48,33 ile salatalık ve domates, yüzde
28,13 ile yeşil soğan, yüzde 27,27 ile havuç, yüzde 20,63 ile karnabahar, yüzde
17,63 ile yumurta, yüzde 16 ile lahana, yüzde 13,64 ile mandalina, yüzde 12,68
ile Antep fıstığı, yüzde 12,50 ile portakal, yüzde 10,71 ile ıspanak, yüzde
8,33 ile maydanoz, yüzde 6,45 ile marul izledi.

 Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 214,29
ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 78,57 ile
patates, yüzde 12,99 ile sivri biber, yüzde 8 ile limon, yüzde 6,73 ile dana
eti, yüzde 6,14 ile kuzu eti, yüzde 0,95 ile süt takip etti.”

Üretici
fiyatlarında, patlıcan, kabak, domates, salatalıkta yüzde 65’e varan düşüş
yaşandığını işaret eden Bayraktar, “Üreticideki bu düşüşe rağmen halkımız ucuza
gıda tüketemiyor. Üreticide 35 kuruş olan lahana, markette 2 liraya satılıyor.
Aradaki fark 5,7 kata ulaşıyor. Üretici fiyatları bu kadar düşerken tüketici
fiyatları hala yüksek. Çiftçimiz üretemez, spekülatif faaliyetler devam ederse
halkımız gıdaya ulaşamaz” diye konuştu.

-Fiyat değişimlerinin nedenleri-

Koronavirüsle
mücadele kapsamında alınan tedbirlerin Mart ayı fiyatlarında etkili olduğunu
belirten Bayraktar şunları kaydetti:

“Domates, biber,
salatalık, patlıcan, portakal, mandalina gibi önemli ihraç ürünlerimizde
karantina tedbirleri kapsamında ihracatın yavaşlaması ve nakliye için tır
şoförlerinin ülke dışına gitmek istememesine bağlı olarak şoför sıkıntısı
yaşanması fiyatlarda düşüşe neden olmuştur. Mandalinada depodaki ürünlerde
kalite kaybı yaşanması da fiyata yansımıştır.

Yeşil soğan,
havuç, karnabahar, lahana, ıspanak, maydanoz ve marulda, semt pazarları
kurulmasına karşın, koronavirüs tedbirleri kapsamında halkın önlem amacıyla
sokağa çıkmaması, talepte daralmaya ve buna bağlı olarak üretici fiyatlarında
düşüşe neden olmuştur.

Fiyat artışı
görülen ürünlerden patates ve kuru soğanda koronavirüs salgını ülkemizde etkili
olmadan önce ihraç edilen ürün miktarındaki artış ve akabinde yaşanan talep
artışı fiyatların yükselmesine yol açmıştır. Karantina tedbirleri kapsamında
sosyal mesafenin korunması amacıyla işçi sevkiyatlarının azar azar yapılmasının
maliyeti artırması da fiyatların artmasında etkili olmuştur.

Limonda ise
rekoltenin düşük olmasının yanı sıra depodaki ürünün azar azar piyasaya arz
edilmesi fiyatlarda etkili olmuştur.

Dana eti, kuzu eti
ve sütte artan üretim maliyetinin yanı sıra arz ve talepteki değişimler fiyatı
etkilemiştir.”

“Beklentimiz
bütün kesimlerin sorumlu davranması,

artan
talebin suistimal edilmemesidir”

Üreticilerin bin bir emekle ürettikleri
üründen yeterli gelir elde etmelerini ve tüketicilerin de bu ürünleri makul
fiyatlarla tüketebilmelerini temenni ettiklerini belirten Bayraktar, şunları
söyledi:

“Koronavirüs salgını ile mücadele
ettiğimiz bu dönemde halkımızın makul fiyatlardan ürün tüketebilmesi için en
azından bu dönemde çok tüketilen ürünlerdeki üretici market fiyatlarına dikkat
edilmesi, bunun takibinin yapılması gerekiyor. Biz, bu işin takipçisi olacağız.

Beklentimiz bütün kesimlerin sorumlu
davranması, artan talebin suistimal edilmemesidir. Tüketicilerimizin yeterli ve
güvenilir gıdaya uygun fiyatla erişebilmesi hepimizin dileğidir. Spekülasyona
fırsat verilmemeli, tedbirler zamanında alınmalıdır. Tüketicilerimizin yeterli
ve güvenilir gıdaya uygun fiyatla erişebilmesinin sağlanmasını istiyoruz.”

-“Üretim
desteklenmelidir”

Bu süreçte gıda güvenliğinin aksamaması
ve üreticilerin tarlada kalmaya devam etmesi için üretimin desteklenmesi
gerektiğine vurgu yapan Bayraktar, üreticilerin sorunlarının çözüme
kavuşturulması gerektiğini söyledi. Bayraktar şöyle devam etti:

“Üreticilerimizin Ziraat Bankası başta
olmak üzere bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları, faizleri
silinerek uzun vadeli olarak ertelenmelidir.

Üreticilerimizin elektrik, sulama
ücretleri ve sosyal güvenlik prim borçlarının ertelenmesi sağlanmalıdır.

Koronavirüs salgını nedeniyle ithalatta
yaşanan kısıtlama, mevsim itibarıyla gübre kullanımının artması ve kur
fiyatlarındaki artışlara bağlı olarak üre gübresi fiyatlarında Ocak ayından
bugüne yüzde 17,2 oranında artış yaşanmıştır. Bu artış üreticimizin yeterince
gübre kullanamamasına neden olacak, bunun sonucunda üretimde verim ve kalite kayıpları
yaşanacaktır. Gübre fiyatları biran önce makul seviyelere çekilmeli, denetimler
artırılmalıdır.

Koronavirüsle mücadele sürecinde tarım
sektörü ve üreticilerin zarar görmemesi, gıda tedarikinin aksamaması için
önlemlerin alınmasını sağlayacak olan Covid -19 Danışma Kurulu hızlı bir
şekilde oluşturulmalıdır. Kurulda Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı gibi kamu
kurumları, üretici örgütleri ve üniversiteler yer almalıdır.”

Çiftçilerin
üretmek zorunda olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Çiftçimizi tarlada
tutamaz, üretmesini sağlayamazsak çarşı pazar fiyatlarını düşünmek bile
istemiyoruz” diye konuştu. Girdi maliyetlerinin yüksekliğine de dikkati çeken
Bayraktar, “Üretici fiyatlarında büyük düşüş yaşanırken, çiftçilerimizin başta
gübre olmak üzere satın aldığı girdilerin fiyatları artıyor. Çiftçilerimize
acilen destek bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

YORUM YAZ