Prof.Dr.Yılmaz; Nöronavigasyon destekli beyin tümörü ameliyatlarında başarı oranı yüksek

13.02.2020 - Perşembe 20:58

BALCALI HASTANESİ BEYİN TÜMÖRLERİNDE KİŞİYE ÖZEL VE NÖRONAVİGASYON DESTEKLİ TEDAVİ UYGULUYOR .

Beyin tümörleri günümüzün en önemli
hastalıklarının başında geliyor. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı
Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derviş Mansuri
Yılmaz, uyguladıkları kişiye özel ve nöronavigasyon destekli mikrocerrahi beyin
tümörü ameliyatlarının, tedavide başarı oranını büyük ölçüde arttırdığını
söyledi.

Beyin ve sinir cerrahisinin önemli bir
hastalık grubunu beyin tümörlerinin oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Derviş
Mansuri Yılmaz, “Dünya sağlık örgütünün yaptığı değerlendirmede yaklaşık 120
çeşit beyin tümörü tipi mevcut. Toplumda görülme sıklığı yaklaşık 100 binde 5
olan beyin tümörleri her cins, ırk ve yaşta görülebilir. Ancak çocukluk yaş
grubu ve 60 yaş üzerinde kötü huylu tümörlerin görülme sıklığı daha fazladır”
dedi.

BEYİN TÜMÖRÜ
VE CEP TELEFONU İLİŞKİSİ NE BOYUTTA?

Yapılan çalışmalarda radyasyonun tümör
oluşumunda kesin risk faktörü olduğunun altını çizen Prof. Dr. Derviş Mansuri
Yılmaz, “Bununla birlikte ailesel yatkınlık, vücudun savunma sisteminin düşmesi
ve çevresel faktörler tümör oluşumunda risk faktörleri arasındadır. Ayrıca çok
yaygın olarak hayatımızın bir parçası haline gelen cep telefonlarının da
literatürde bazı makalelerde özellikle erken yaş döneminde beyin tümörlerinin
oluşumuna yatkınlığı arttırdığı ifade edilmektedir” dedi.

Prof. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz, beyin
tümörünün, beyin hücrelerinin kontrolsüz 
çoğalmaları sonucu ortaya çıktığını ifade ederek, “Genel olarak beyin
tümörlerini  malign (kötü huylu) ve
benign (iyi huylu) olarak sınıflandırmaktayız. Ayrıca Beynin kendi
hücrelerinden gelişen tümörler primer (birincil) tümörler, vücudun başka bir
yerindeki kanserin beyne sıçraması sonucu ortaya çıkan tümörlere de sekonder (
ikincil) tümörler adı verilmektedir” açıklamasını yaptı.

BELİRTİLERİ
NELER?

Beyin tümörü belirtilerinin tümörün iyi huylu
veya kötü huylu olması, tümörün büyüklüğü ve beyinde yerleşim yerine göre
değişiklik gösterebildiğini vurgulayan Yılmaz, “Özellikle tümör beyne bası
yapmaya başladığında, beyin dokusunu hasara uğrattığı zaman, beyin sıvısının
dolaştığı kanalları tıkadığında belirtiler ortaya çıkmaktadır” dedi. Yılmaz,
beyin tümöründe en sık karşılaşılan belirtileri ise şöyle sıraladı:

“Başağrısı (sabah saatlerinde daha belirgin),
bulantı, kusma, bilinç bozukluğu, havale geçirme, kol ve bacaklarda tam veya
kısmi felçlik, unutkanlık, kişilik değişikliği, konuşma bozukluğu, işitme kaybı
veya azlığı, yürürken dengesizlik, görme bozukluğu, hormonal düzensizlikler,
ellerde ayaklarda büyüme olması gibi belirtilerle karşılaşabiliriz.”

TANI
YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Günümüzde nörolojik muayene, bilgisayarlı
beyin tomografisi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) yöntemleri
kullanılarak  beyin tümörü tanısı
kolaylıkla konulabildiğini vurgulayan Yılmaz, “Tümörün sınırları kontrastlı
filmler ile daha net ortaya konur. Ayrıca diğer bazı tümörlerde, EEG, hormon
tahlilleri, tüm vücut sintigrafisi, kafatası kemiği filmleri de tanıda yardımcı
tetkiklerdir” dedi.

BEYİN TÜMÖRÜ GELİŞİMİNDEN KORUNMAK MÜMKÜN
MÜDÜR?

Kanser hücresinin davranışı çok farklılık
göstermektedir. Santral sinir sistemi tümörleri içinde benzer durum söz
konusudur. Günümüzde beyin tümörlerinden korunmak için sihirli bir reçetemiz
maalesef yoktur. Bununla birlikte her zaman inanarak söylediğim sihirli bir
cümle vardır. O da  FITRATA
(Vücudumuzun kullanma talimatı) UYGUN YAŞAMAK
tır. Tahminimce sadece beyin
tümörleri değil tüm hastalıklardan korunmanın yolu bu cümlede saklıdır.

BEYİN
TÜMÖRLERİNİN TEDAVİSİ VAR MIDIR?

NÖRONAVİGASYON
VE NÖROMONİTÖRİZASYON YÖNTEMLERİNİN TEDAVİYE KATKISI NASIL OLMAKTADIR?

Prof. Dr. Yılmaz, günümüz görüntüleme
teknolojisi ile beyin tümöründe tanıya çok kolay bir şekilde ulaşmaktayız. İşin
zor kısmı hem hasta açısından hem de hekim açısından tedavi kısmıdır.  

Tıp eğitiminde öğrencilerimize aktardığımız
çok önemli bir kavram vardır. HASTA YOKTUR HASTALIK VARDIR. İşte bu
kavramı beyin tümörlerinin tedavisinde çok daha önemseyerek kullanmaktayız.

Günümüzde beyin tümörlerinin tedavisinde ilk
tercih edilen yaklaşım tümörün MİKROCERRAHİ yöntem ile çıkarılmasıdır.

Beyin tümörünün mikrocerrahi tedavisi ise birbirini
tamamlayan ÜÇ ÖNEMLİ BASAMAKTAN OLUŞMAKTADIR.

PLANLAMA, UYGULAMA ve BAKIM’ dır.

Tedavi planlamasında;

Beyin tümörü tanısı koyduğumuz hastamızın,
ameliyat öncesi çekilen beyin, omurilik filmlerini titizlikle inceleyip,
tümörün yerleşim yerini, tümörün sağlam doku, sinir, damar yapıları ile
ilişkisini net olarak ortaya koyarak hastamızın kendi özelindeki detaylı tedavisini
planlıyoruz.  Ancak sadece  bu planlama tedavinin başarısında yeterli
değildir.

Tedavinin uygulamasında;

Ameliyat sırasında mikroskop, uygun
vakalarda nöronavigasyon ve nöromonitörizasyon ve diğer
görüntüleme sistemleri kullanarak dikkatli bir şekilde beyin ve omurilik
içerisinde ortaya çıkmış tümörü çevresindeki sağlıklı dokulara zarar vermeden
tümörün tamamı veya bazı tümör tiplerinde tamamına yakın kısmını çıkarmaktayız.

Çok başarılı bir beyin tümörü ameliyatından
sonra eğer ameliyat sonrası yoğun bakım desteği, tecrübeli ve donanımlı
hemşirelik hizmetleri ve diğer destek tedavileri olmaz ise tüm emekleriniz boşa
gider ve tedavide başarıya ulaşamazsınız.

Bununla birlikte özellikle son yıllarda tümör
hücreleri üzerinde hücresel ve moleküler düzeyde çalışmalar yapılmakta ve bu
eksende tedavi protokolleri geliştirilmektedir kötü huylu tümörlerde yada
yerleşim yeri bakımından tümörün tamamı çıkarılamıyorsa, kemoterapi veya
radyoterapinin cerrahi tedaviye ek olarak kullanmaktayız.

Etiketler
YORUM YAZ