Ak Parti ve Kibir

01.11.2019 - Cuma 11:18

Ak Parti Teşkilatları yenilenmeye giderken, eskisi gibi heyecan göremiyorum.
Herkes kaderine razı gibi.
Nasıl olsa yukarı belirleyecek diyor.
Oysa kongreleri kim kazanırsa kazansın, kim aday olursa olsun sonuçta halka ve partiye hizmet ediyor!
Ama parti içi hizmet yarışı nedense yapılmasına müsaade edilmiyor.
Bir edilse, parti eski gücüne eminim kavuşacaktır!
Adam; “Ben bu yarışa girdim ama kaybettim, partimin ve ülkemin emrindeyim” der ve çıkar, küslük yaşanmaz ve yinede partisine de çalışır.
Ama bu görevden almalar, yukardan aday göstermeler, partinin puanını düşürüyor.


Önce ilçelerden başlanıyor.
Daha sonra il başkanlığı seçimi yapılıyor.
Ak Parti’de görev almış, seçim kaybetmiş kişilere yeniden görev verilmiyor.
İstisnalar hariç…


Ak Parti Adana’dan birçok il başkanı gelip geçti, iz bıra kanda, bırakmayanda oldu.
Mesela 6 yıl boyunca il başkanlığı yapan, iktidarın adayı olarak seçime giren, sonra çok düşük oy alıp, bu yarışı kaybeden…
Bunun bahanesi elbette olmaz.
Neden, niçin böyle oldu, 6 yıllık beşeri ilişkilerine bakmalı deriz.
Siyasetçi taban tarafından sevilmek zorunda, aksi inandırıcılığını kaybeder.


Allah Fikret Yeni’ye her şeyi vermiş.
Boy pos, endam, kariyer, maddi imkan, aile ve çoluk çocuk!!! Kendi doğduğu memleketinde bile Ak Parti en düşük oyu aldı? Nedenler çoğalıyor?


Göreve 2014 yılında geldi. İlk 2 yılda şahane il başkanlığını yaptı, iki defa kongrelerde aday gösterildi. Tabi ki banko seçimleri aldı, karşısında rakip yoktu.
Yıllar yılı geçince, Genel Merkez’den gelen müfettişlere il başkanlığından rahatsız oldukları dile getirildi.
Lakin arkasında dev gibi bir isim vardı Ömer Çelik, soy ismi gibi çelikten kaleydi. Ömer Çelik’te bilir ki siyasette kaybedenlerin arkasında bir daha durulmaz!


Dediğim gibi, Fikret Yeni’nin ilk iki yılı süperdi, kapısı herkese, her kesime açık, çocukla çocuk, büyükle büyük, herkese selam veren, selam alan, göz temasından kaçınmayan biriydi…
Sonra kibre kapıldı, önce binaya gelirken göz temasından kaçındı, selamlaşma mümkün değil, herkese randevu üç ayda bir verildi. Toplantılara girerken gözlerini yerden kaldırmadı.
Bu devran hep beyle sürecek sandı.
Teşkilatta gönül vermiş herkes kulis arkasında konuşmaya devam ediyordu.
6 yıl il başkanlığı yapacaksın, selamı sabahı keseceksin, aday olunca seçimlerde herkesle sarmaş dolaş olacaksın, insanlar güvenmeyip oyunu vermedi.
Eğer halkın içine karışmış olsaydı, ismi Adana’da efsane olur, Büyükşehir Belediye başkanlığı koltuğunda olmazsa bile, fark atarak Seyhan Belediye Başkanlığı seçimini açık ara farkla kazanırdı.


Henüz her şey bitmiş değil, partilere taze kan ve yeni yüzler gerekiyor. Bu kongreler sürecinde partinin yeniden dirilişini simgeler.
Şimdiki il Başkanı Şerif Güler herkesi şaşırttı. 10 aydır o koltukta hep emanetmiş gibi oturuyor.
Amatör ruhla, heyecanla çalışmalarını yürütüyor.
Taban şunu söylemeden de geçmiyor. Fikret Yeni’nin yol arkadaşı, acaba değişir mi, diye?
Tavrını, hareketini, böyle sürdürürse, herkes “Şerif Güler” diyor.
Ama rakipleri yok değil. Mehmet Ay, Faruk Aytek, Halis Bayrak ve Ömer Faruk Doğan deniyor.
Bu isimler yukardan işaret almazlarsa, sahaya inemezler.
Kim o koltuğa oturursa otursun, teşkilatlarla ve halkla barışık olmak zorunda…
Aksi hem kendi hem parti kaybediyor.



Etiketler
YORUM YAZ