Trump Türkiye’yi Değil Sadece ABD’yi Mahvedebilir 

09.10.2019 - Çarşamba 16:46

 Vatan Partisi Adana İl Başkanı Selver Kaplan.Değerli basın mensupları,  Türkiyemizin Fırat’ın doğusundaki PKK varlığını yok etmeye yönelik kararlı tutumu dosta güven düşmana korku vermektedir. Türkiye düşmanları afallamış, Türkiye’yi operasyondan vazgeçirmek için her yolu denemeye başlamışlardır.  Türkiye’nin kararlılığı sonucu ABD Başkanı Trump, bölgeden çekileceklerini ilan etmiştir. PKK/PYD/YPG/SDG/DSG isimleriyle anılan bölücü terör örgütü panik içinde ağlamaya başlamış, ABD’ye kendilerini “sattığı” için sitemde bulunmuşlardır. Dahası Trump, ABD yönetimi içindeki PKK dostu derin çete tarafından da suçlanmaya başlamış ve ona ABD’nin dostunun Türkiye değil, PKK olduğu hatırlatılmıştır. Başının üzerinde görevinden azledilme kılıcı sallanan Trump, Türkiye’nin operasyonuna yol veren tavrını değiştirmiş ve Türkiye’yi küstahça hedef almıştır.   Trump, eğer çizgiyi aşarsa, Türkiye ekonomisini mahvedeceği tehdidini savurmuştur. Trump’ın “çizgiyi aşmak” diyerek ifade ettiği şey, PKK’nın yok edilmesidir. Çünkü PKK’nın yok edilmesi, ABD’nin Batı Asya’daki bütün planlarının geri dönülemez biçimde iflas etmesi demektir. ABD’nin bölgedeki varlığı, PKK’nın varlığına bağımlıdır.  Trump’ın tehditlerinin içi boştur. Göreve geldiğinden bu yana Çin’le ticaret savaşlarından, İran’a yaptırımlara, Venezuela’da hükümet darbesi yapmaktan, İsrail’in başkentini Kudüs’e taşımaya kadar birçok konuda dünyada azınlık olarak kalmıştır. Dünya artık ABD’nin efendi olduğu dünya değildir. ABD’nin Türkiye’yi mahvetme kapasitesi yoktur. Trump’ın, Türkiye’ye düşmanlık çizgisine devam ederek varacağı menzil, kendi yönettiği ülkeyi mahvetmek olacaktır.  Hiçbir ekonomik, askeri ya da siyasi tehdit, Türkiye’nin kararlılığını etkilememelidir. Hele hele, ekonomik ve askeri olarak gerileyen ABD’nin tehditlerine karşı ülkemiz dimdik durmalıdır. Türk hükümetinin yapacağı ilk iş İncirlik’e el koyup ABD uçaklarına ve yabancı askerlere kapatmalı, İncirlik’i Türk ordusunun emrine vermelidir.

 Türkiye, kendisine yönelen PKK/PYD terörünü
bertaraf etmek için kimseden izin almak zorunda değildir. Özellikle Suriye’deki
varlığı tamamen yasadışı olan ABD, bu konuda Türkiye’ye şart koşacak pozisyonda
hiç değildir.  Buradan, ABD Adana Konsolosluğu
önünden Sayın Cumhurbaşkanımıza ve hükümete sesleniyoruz: Harekâtın amacı;
sınırı, kapsamı, yönetimi ve akıbeti belirsiz olan bir güvenli bölge değil,
PKK/PYD’yi temizlemek ve böylece hem Türkiye’nin güvenliğini sağlamak hem de
Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamak olmalıdır. Bu amaca ulaşmak için iki
unsur şarttır. Birincisi Türkiye’nin askeri kararlılığıdır, ikincisi ise Suriye
hükümeti ile işbirliğidir.   PKK’yı yok
etme amacına ulaşmak için gerekli uluslararası zemin de oluşmuştur. Öncelikle Suriye
hükümeti ile arkasından da Astana sürecindeki ortaklarımız Rusya ve İran ile
anlaşarak PKK’nın silahlı olarak ezilmesi ve beyaz bayrak çektirilmesi
mümkündür. Türkiye, Suriye, İran ve Rusya’nın Fırat’ın doğusu konusunda
anlaşması durumunda ABD’nin ellerini havaya kaldırarak bölgeyi terk edeceği gün
gibi ortadadır. PKK’yı sınırımızın biraz daha güneyine doğru itmek, sorunu
çözmek değil sadece sorunu biraz daha ötelemek anlamına gelmektedir.  PKK’yı temizlemek için anahtar hamle, Suriye
hükümeti ile işbirliğidir. Suriye hükümeti PKK/PYD’yi ve yönettiği bölgeleri
yasadışı ilan etmiştir. Demek ki Türkiye ile Suriye’nin ortak yönü ikisinin de
PKK’yı bitirmek istemesidir. Ayrıca Suriye, bir genel af çıkararak bugüne kadar
kendilerine karşı savaşan kişileri affedeceğini belirtmiştir. Bu da Türkiye
kontrolündeki güçlerin affedileceği anlamına gelir. Türkiye’nin eli bu konuda
da rahatlamıştır. Artık Suriye ile işbirliği için bütün koşullar oluşmuş
durumdadır. Şimdi hükümet bu işbirliği konusunda gerekli adımları atmalıdır.
Buradaki gecikmeler, Türkiyemize zaman kaybettirmekte ve yapacağımız
operasyonun maliyetini artırmaktadır. 1998 tarihli Adana Mutabakatı, Türkiye’ye
bu olanağı tanımaktadır. Türkiye ve Suriye, birbirlerini tehdit eden terör
unsurlarına karşı birlikte mücadele etmelidir. Değerli basın mensupları, Genel
Başkanımız ABD Başkanı Trump’ın Twitter üzerinden yaptığı “Türkiye ekonomisini
mahvederim” tehdidine yine Twitter üzerinden yanıt vermiştir. Genel Başkanımız,
İngilizce ve Türkçe olarak “Bay Trump, sen ancak ABD’yi mahvedebilirsin”
paylaşımı yapmış ve #MahvolursunTrump etiketini kullanmıştır. Bu paylaşım, on
binlerce etkileşim almış ve milyonlarca kez görüntülenmiştir. Bunun üzerine
Twitter şirketi,  bir açıklama yaparak,
bu paylaşımı engellemeleri gerektiğini, #MahvolursunTrump etiketinin Trend
Topic (TT) listesine girdiği için özür dilemişlerdir. Bu durum ABD’li sosyal
medya sitelerinin sözde demokrasileri ve ifade özgürlüğüne saygıları hakkında
bize fikir vermektedir. Demek ki Trump’ın Türkiye’yi mahvetme tehdidi serbest
ancak Doğu Perinçek’in sen ancak ABD’yi mahvedersin demesi yasaktır.  

YORUM YAZ