Enerjisa ile başım dertte

18.09.2019 - Çarşamba 11:32

Son iki yıldır Adana, İstanbul arasında mekik dokuyorum. Aslında İstanbul’a yerleşmiş gibiyim.
İşim Adana’da.
Gazeteyi İstanbul’da yapıyorum Adana’ya (File Zilla) programı ile gönderiyorum. Erkek kardeşim alıyor, postaya veriyor. Ayda bir kez geliyorum bir ay kalıp gidiyorum. Böyle bir durum yani, bir ay orada, bir ay burada.
Size daha önce başıma gelen korkunç olayı anlatayım.
24 Şubat’ta evde gazete yaparken, ne olduysa birden evimin içi güneş gibi aydınlanmış, aniden sobam parlamış, buzdolabım ve televizyonum patlarken, masa üstü macbook bilgisayarımın üzerinden kara trenler gibi dumanlar çıkmıştı.
O an evin içinde yüksek gerilimin gezdiğini bilmiyordum, korku ve şaşkınlık, telaş bütün bu duygularımla cebelleş olmuştum.
186’yı aramış, yanan aletlerimi tek tek sıralamıştım. Sakin değildim, hangi ruh halinde olduğumu da bilmiyordum.
Arka sokakta oturan erkek kardeşim Zeynel Abidin Tekbaş’ı çağırmıştım. Duvardaki saatten alev çıkıyordu, şarteri indirdi. 3 köpeğimle kardeşimin evine gitmiştim. Odur budur onun evinde kalıyordum. Zaten Enerji-Sa elektriği trafodan kesmişti.


Trafodan elektrik kesilmeseydi, insanlar diri diri apartmanda yanacaktı. EnerjiSA geldi, baktı, hatta benim saatime bakmalarını istedim. “Saatiniz de bir şey yok” dedikten sonra, “Panonuz eski imiş” diyerek bütün suçu apartman sakinlerine attı.
Peki şimdiye kadar niye bir şey olmadı da, o gün oldu. Sen yüksek gerilim verirsen, elbette her yeri patlatır yakarsın. Ziyapaşa Park Atatürk Çocuk Parkı’nda hemen her ay trafo patlar, milletin evindeki aletler yanardı. 2 yıl içinde oraya yeni trafo yapıldı. Çocuk parkına trafo yaptılar. Ne kadar sağlıklı olduğunu bir düşünün.
Yolda patlayan trafoları nasıl açıklayacaksın, durup dururken mi patlıyor. Akımı kontrol edemiyorsun, lakin millete bunun bedelini rahatlıkla ödetebiliyorsun.


Ben 2019 yılı mart ayından beri erkek kardeşimin evinde kalıyorum, eve girmeye korkuyordum. Bütün aletlerimde yanmıştı, onları tamir etmek, yerine yenilerini koymak benim tam üç ayımı aldı.
Bu arada da EnerjiSA’ya Ticaret Mahkemesi’nde dava açtım. Bu hakkım baki.
Bana hizmet veriyorsa bunun karşılığını alıyor.
Şubat ayında yanan cihazlarımın maliyeti mahkeme koridorlarında…
Gelelim ikinci duruma…
Ben EnerjiSA faturamı otomotik ödemeye vermişim. Bana ne kadar geldi diye asla bakmadım. Çünkü o faturaları düzenleyen muhasebecim var.


Zaman zaman erkek kardeşim evimi kontrol eder, faturalara bakmış, üzerinde rakam görmeyince beni aradı. Evde en azından bir buzdolabı çalışıyordu. 186’yı aradım ve kendimi ihbar ettim.
Dürüst vatandaş olmak bu ülkede suçmuş gibi…
Ben yokken evime bir buzdolabı çalıyordu, hadi onun aylık elektrik tüketimi bilemedin 30 lira olsun, 75 lira gelmiş, itiraz ettim, onlar yine diretti.
Oysa ben İstanbul’daki aylık faturam 59 lira idi.
Nasıl oluyor da sadece bir buzdolabı aylık bu kadar yakar, biri bunu bana izah etsin.
İtiraz ettim sonuç yok.
Ben yokken evime 2 Ağustos’ta bir zarf göndermişler.
Adana’da olmadığım için, alamadım.
Ben eve geldikten bir hafta sonra kapımda bir zarf buldum, EnerjiSA’dan geliyordu.
Nasıl hesap yapmışlarsa bana 7 aylık fatura tutarı 712.80 lira bir borç çıkarmışlar, 75 lira daha üzerine eklerseniz… Toplam 800 lira.
Evde olmadığım halde, ortalama ayda 100 lira elektrik yakmışım.
Zihni Sinir bir durum.
Kardeşim insanlar yaylaya, denize, yurt dışına tatile gidemezler mi?
Bu nasıl bir fiyatlama, neye göre.
Evde yokum diyorum, yine aynı fiyat…
Üstelik bir hafta içerisinde ödememi istiyorlar, taksitli fiyatını da yazayım da bize nasıl kazık attıklarını size söyleyeyim.
1.310.361 lira.
6 ay taksit öneriyor ve yüzde yüz faiz uyguluyor.
Mübarek altın değerinde.


Size 2 örnek vereyim.
Sarıçam’da dergi çıkaran saygıdeğer bir abimiz.
Bütün ödemelerini internet üzerinden yapıyormuş. Bunu zaman zaman EnerjiSA görememiş, abimizin elektriğini kesmişler. Açma kapama işleminde ödeme yaptığı halde bunu da göremeyip, tümden aboneliğini kesmişler. Bu insana yeniden sil baştan işlem yaptırmışlar.
Yazık değil mi?
İş uzun sürer diye mahkemeye gitmemiş.


Gazeteci arkadaşım kayınbabasını başına gelenleri anlattı.
Yaşlı bir amca, şimdi rahmanı rahmete kavuşmuş durumda.
Evine her ay 80 lira gelirmiş. Amca meraklı imiş, hep kontrol edermiş. Sonraki aylarda 60 lira gelmiş. Saati okumaya gelen Enerji-SA görevlisine, “Oğlum ben 80 yaşında yaşlı biriyim, gidemem, benim şu saatime bir baktırın verin, niye iki üç aydır eksik geliyor” diye benim gibi kendini ihbar etmiş.
Enersi-SA’dan gelmişler, saati sökmüşler bir de yaşlı adama o zamanın parasıyla 4 milyar ceza yazmışlar, yaşlı amcamız da paşa paşa o cezayı ödemiş, ödemiş ama, helal de etmemiş.


Bütün işlerinde haram ve hile var, bunu bizzat yaşadım. Bende helal etmiyorum, illaki birilerinden çıkacak, uğraşmaya devam edeceğim.
Sosyal medya hesabımda Enerji dağıtan firmalar için hesap açacağım ve insanlar oraya yazsın, başına gelenleri yazsınlar, illa ki birilerinin dikkatini çeker ve son on yıldır nasıl hangi verilere dayanarak fiyatlama yapıyorlar.
Yoksa kayıp kaçaklarını dürüst vatandaşlardan mı çıkarıyorlar.

YORUM YAZ