Sayın Fahrettin Altun

30.06.2019 - Pazar 17:07

Kazanılmış hak, sonradan çıkan, kanun ve tüzüklerden etkilenir mi?
Veya o geriye dönük işler mi?
Bu sorunun cevabını Yasa koyuculardan istiyorum.


5953 Sayılı Basın Mesleğinde çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki münase betlerin tanzimi hakkında kanun
(Basın İş Kanunu) gereğince bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğimizi söyleyebiliriz.
Sarı basın kartı için başvurumuzu Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na yaptık.
Son basın kartı yönetmeliği Aralık 2018 yılında yapılmış.
Doruk gazetesi ise 1992 yılında çıkmış bir gazete.
1999 yılında da bu gazete üç ay seçimlerde günlük çıktı.
İlk çıktığında haftalık çıkıyordu. 2007 yılında üç ay günlük çıkarak, seçim sürecinde Ak Parti’ye destek oldu.
Dengir Mir Mehmet Fırat ve Ömer Çelik çok iyi bilir.


Biz gazete olarak künye değişikliğini 2017 yılının Ocak ayının 3’nde, aynı anda Cumhuriyet Savcılığına, Adana Valiliğine, o dönem Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon İl Müdürlüğüne ve Adana Basın İlan Müdürlüğüne yaptık.
Sarı basın kartı değişiminde müracaat ettiğimizde gazetemizin Cumhurbaşkanlığı iletişiminde aktif olmadığını söylediler.
Onun için sil baştan yeniden evraklar gönderdik.
Sizin memurunuzun hatasını biz çektik.
Fatih Tekbaş’ın sarı basın kartını yeniden almak için, mesleğe geri dönüşte beyannamesini doldurduk.
Tüzük değişikliği 2018 yılında yapılmış.
Gazetemizde çalışan yani bendeniz Fatih Tekbaş’ın mesleğe geri dönüşünde evrakları verdik.


Şu ekonomik krizde, Cumhurbaşkanı’nın istihdam hassasiyeti biliniyor.
İŞKUR bize 2 elaman çalıştırmamız halinde, sigortalarını ödeyeceklerini söylediler. Ekonomik krizde bu riski göze alamadık.
Sizinkiler 8 sayfalık olan gazetemizin sayfa sayısını artırmamızı söyledi. Sayfa sayısını artırarak 12 yaptık.
2018 yılının Ağustos ayında 250 liraya bastırdığımız gazetemiz şimdi aynı şartlar içinde 500 TL’ye basılıyor.
Sayfa sayısını daha da artırarak şu krizde ödeyebilme imkanımız yok.
Sarı basın kartını alabilmem için sayfa sayının daha da artırılmasını istiyor.
Eksik olan sadece 5 cm.
Biz 2 sayfa daha ekleyip 16 sayfa yaparsak maliyet bin lirayı bulur.
Biz artık kazanmıyoruz.
Bunu hiç araştırdınız mı Sayın Fahrettin Altun Başkanımız.
Sadece masraf gazete baskısı değil ki, internet, elektrik, su, vergi, sigorta vesayre diye uzayıp gidiyor.
Gazetenin sahibi ablam, 4 çocuğum var.
Birde bunun sosyolojik boyutunu bir düşünün derim.


Şöyle yapabilirsiniz.
Yeni çıkacak mevkuteler için şartlarınızı belirlersiniz, buna gücü yeten çıkarır, yetmeyen yeltenmez.
Ama biz okyanusları geçmişiz, azgın sularla mücadele etmişiz, gelip derede boğuluyoruz.
Bunu Allah’ın hiçbir kulu kabul etmez.
Hadi benim yaşımdan 27 yıl geriye gidin, gençliğimi verin desem…


Dediğim gibi, şartları çıkmaza sokarsanız.
O zaman gazetenin kapısına kilit vursun, yüzde 12 olan işsizler ordusuna bir birey daha eklensin olsun bitsin.
Şöyle bir araştırın, yerel basın hangi şartlarda gazete çıkarıyor.
Yeni çıkacak olan Basın İlan Kurumu Yasası da tümden yerel basını ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Size soruyoruz, 2001 yılında yola çıkan Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleyen tek gazete Adana’da Doruk gazetesi ve bizlerdik.
Daha da geriye gidersem 1996 yılına.
Reis ablamı İstanbul’a davet etmişti.
Odur budur ablam ve biz ailecek Recep Tayyip Erdoğan’ı destekledik.
Bunu Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Bakanımız Ömer Çelik’te çok iyi biliyor.
Bize kıyak yapın demiyoruz, ama şartları zorlaştırmayın.
Sizin inisiyatifinize bırakalım.
Durum bu.
Şartları zorlaştırmayın, kolaylaştırın.
27 yıldır bu sahalardayız, devletten destek görmedik, bari bize köstek olmayın.
5 cm yok diye.
Kazanılmış haklarımızdan mı vaz geçelim.
Hukuk sürecini mi başlatalım.
Olmayan ek bütçemizi de avukat tutup hakkımızı mı arayalım.
Doruk gazetesi sayfalarında sadece 5 cm eksikmiş.
Basında yapılacak o kadar iş var ki, sizin birim sanki sadece buna kilitlenmiş gibi.
Ne yapalım bir sayfa daha mı ekleyelim.
Baskıya bin lira daha mı ödeyelim.
Ya bütçe?


Lütfen bu yanlıştan dönün.
Gerçekten yerel basın çok zorda.
Safımızda belli.
Daha ne yapalım.
Canımızı mı verelim?
Sizden sadaka istemiyoruz.
Sadece yeni çıkardığınız tüzüğü eski mevkutelere uygulamayın olsun bitsin.
Kazanılmış hak, verilmez, alınır.
Bize destek olun, başka şey istemiyoruz.
Biz devletin hiçbir şeyinden yararlanmıyoruz, yaygın medya ile yerel medyayı bir tutmayın.
Bunu bilin yeter.
Ayrıca yerel basının siyaseti olmaz, ama biz, sizler o koltukta rahat oturun diye bu gazeteleri emrinize verdik.
Ödülü bu olmamalı.

YORUM YAZ