Ebeveynler Dikkat! O Karnenin Sahibi Siz Değilsiniz

15.06.2019 - Cumartesi 08:34

DoktorTakvimi.com uzmanlarından Uzman Klinik Psikolog Seda Kurt, ebeveynlerin karnesindeki notlar yüzünden endişe duyan çocuğa önce ne hissettiğini sorması gerektiğinin altını çiziyor. Çözüm üretmeden önce çocuğun aklındaki çözümün dinlemesinin daha faydalı olacağını belirten Kurt, “Bu notların sorumluluğunu çocuğunuzun almasına izin vermelisiniz ki bunu değiştirecek güce sahip olduğunu fark etsin” diyor.

Karne
günü gelip çattığında bazı çocuklar mutlu olurken bazıları ise düşük notları
yüzünden karne stresi yaşıyor. Karne almak çocuk için büyük bir soruna
dönüşebildiği gibi, birçok çocuk da ebeveynleriyle düşük notlu bir karneyi
paylaşmaktan korkuyor. İşte bu noktada ebeveynlerin davranış ve tutumları büyük
önem taşıyor. Çünkü bu davranışlar çocukta “Başarısızım” algısı yaratarak daha
sonraki dönemlerde ders çalışma motivasyonunu, dolayısıyla da okuldaki
başarısını doğrudan etkiliyor. Peki ama çocuklarının karne notların beklentinin
altında kalan ebeveynler, çocuklarıyla nasıl bir dille iletişim kurmalı ve bu
soruna yönelik nasıl adımlar atmalı? Bu sorunun yanıtını DoktorTakvimi.com uzmanlarından Uzman Klinik Psikolog Seda Kurt
veriyor.

Sorunu çözmek için ilk adımı çocuğunuzla
konuşarak atın

Ebeveynlerin
öncelikle çocuklarına karnesiyle ilgili fikrini sorması gerektiğini söyleyen Kurt,
çocuğun bu konudaki duygu ve düşüncelerinin çok değerli olduğunun altını
çiziyor. “Çocuğun size söyleyecekleri sayesinde kaygı yaşayıp yaşamadığını, bu
durumu önemseyip önemsemediğini anlamanız kolaylaşır. Bu da size aslında daha
en baştan, notların nedenini açıklar” diyen Kurt, ebeveynlerin sorunun nedenini
tahmin etmeye çalışmak yerine çocuğun kendi kelimeleriyle anlatmasına izin
vermesi gerektiğine dikkat çekiyor. Sorunu çözüme kavuşturacak adımların ancak
bu şekilde atılabileceğini belirten Kurt, şunları söylüyor: “Sorunu
anladığınızda bir süre daha çocuğunuza yansıtma dilini kullanarak çocuğunuzun
açılmasını sağlayabilirsiniz. Aslında bu kısımda amaç farkındalık oluşturmak,
çocuğun kaygısını azaltmasını ve size güvenmesini sağlamaktır. Unutmayın karne
notlarının sahibi çocuğunuzdur, siz değilsiniz! Bu notların sorumluluğunu da
çocuğunuzun almasına izin vermelisiniz ki bunu değiştirecek güce sahip olduğunu
fark etsin.”

Yansıtma dilinden faydalanabilirsiniz

Peki,
bu yansıtma dili nedir? Uzman Klinik Psikolog Seda Kurt, bu kavramı şöyle
açıklıyor: “Yansıtma dili çocuğa duygusunun ve davranışının veya sözlerinin ona
somut olarak yansıtıldığı veya aynalandığı dildir. Bu dili her zaman herhangi
bir sorunla karşılaştığınızda da kullanabilirsiniz. Örneğin çocuğunuz size
üzgün bir ifadeyle “Karne notlarım çok düşük” dedi. Siz de yansıtma dilini
kullanarak “Karne notlarının düşük olması seni üzüyor” diyerek herhangi bir
yorum ya da telafi çabasına girmeden sessizce çocuğunuzun kendini ifade
etmesine izin verebilirsiniz. Bu dil aynı zamanda çocuğunuza onu anladığınızı ve
birlikte yargılanmadan çözüm üretebileceğinizi hissettirir. Ebeveyn olarak
yansıtma dili kullanarak çocuğunuzun açılmasına ve duygu ve düşüncelerine ifade
etmesine izin verdikten sonra çözüm aşamasına geçersiniz. Çözüm üretmeden önce
çocuğunuzun aklındaki çözümü dinlemelisiniz. “Aldığın bu notlardan memnun
değilsin ve çok üzgünsün, peki bununla ilgili aklında nasıl bir çözüm var?”
diyerek çocuğunuzun çözümü düşünmesine ve ifade etmesine izin vermelisiniz.
Unutmayın ki, kendi içimizden gelmeyen ve dayatma olan çözümü benimsememizle,
başkasının -ki bu ebeveynimiz de olsa fark etmez- çözümünü içselleştirip
uygulamamız arasında her zaman farklılıklar olur.”

Çocuğunuza zaman tanıyın

Çocuğun
zihninde herhangi bir çözüm ya da gerçekçi bir çözüm olmayabileceğini
hatırlatan Kurt, bu noktada çocuğa zaman tanınabileceğinin altını çiziyor. “Amaç
çocuğunuzun en doğru cevabı kendisinin bulması değil, öncesinde biraz
düşünmesini ve bunun çözümünün olduğunun farkına varmasıdır” diyen Kurt, bu
dönemde ebeveynlere düşen görevin çocuğun gerçekten bilişsel ya da duygusal
olarak desteklenmesi gerekip gerekmediğini kontrol edebilmek ve gerekirse bu
noktada bir psikologdan destek almak olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle
sürdürüyor: “Örneğin; eğer çocuğunuzda öğrenme güçlüğü gibi bir sorun varsa
bununla ilgili birinci sınıfın sonunda tanının konması ve gerekli çalışmalarla
desteklenmesi için çalışmalara başlanması önemlidir. Dürtüsellik gibi ya da
kaygı gibi bir sorunu varsa bununla ilgili de oyun terapisi desteğiyle süreci
destekleyebilirsiniz. Unutmayın ki bu süreci çocuğunuz ya da siz tek başınıza
yönetemezsiniz ve uzman desteği almalısınız. Çocuğunuza hangi notları alırsa
alsın yanında olduğunuzu ve onunla gurur duymaya devam ettiğinizi söylemeli ve göstermelisiniz.
Yanında sizin varlığınızı hissettiğinde bu sorunla baş etmesi kolaylaşacaktır.
Bu notların hayatın merkezinde ve geri dönüşsüz bir sorun olduğunu hissettirmeyin.
Eğer bu durumu sadece çözülmesi gereken bir sorun olarak görür ve hayatın
sadece bir parçası olarak değerlendirirseniz, çocuğunuzun da sorunu çözmekle
ilgili adım atabilmesi kolaylaşır.”

Ebeveynler gerçekçi ve çözüm odaklı hareket
etmeli

Ebeveynlerin
tatil sürecinde çocuğuyla birlikte bir planlama yaparak çözüme destek
olabileceğini belirten Uzman Klinik
Psikolog Seda Kurt, sözlerini şöyle sürdürüyor: “
Örneğin birlikte bir ders
programı çıkarabilirsiniz. Gerekirse özel ders desteği planlayabilir ve yeni eğitim-öğretim
yılı başlamadan önce çocuğunuzun zorlandığı derslerle ilgili yol alabilirsiniz.
Unutmayın, çocuğunuzla daha nice karneler alacak ve birlikte o notları
değiştireceksiniz. Bugün yapamadığı birçok soruyu zamanla yapabildiğini görecek
ve şaşıracaksınız. Bu nedenle ebeveyn olarak acele etmeyin ve zamanı sağlıklı değerlendirerek,
gerçekçi ve çözüm odaklı hareket edin. Sizin duygularınızı yönettiğiniz bir
süreç, çocuğunuzun da duygularının farkına varmasını sağlayacak ve o duygularla
baş etme becerisini destekleyecektir.”

Bilgi için:

Excel İletişim ve Algı Yönetimi

İrem
Ergül –0216 544 94 49 – irem.ergul@excel.com.tr

YORUM YAZ