Gürer: “Devlet bakkallık yapmaz dediler, tablacılığa yöneldiler!”

12.02.2019 - Salı 09:52

Gürer” Bostan alanlarına bina diken kafa ile sorunlar azalmaz artar” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Devlet bakkallık yapmaz” diyerek  CHP Belediyelerince açılan tanzimleri kapatanların,  “Tablacılığa” yönelerek, meyve ve sebze fiyatlarındaki artışa çözüm aradığını söyledi. 

Kuyruklarda bir-iki saat bir kilo sebze için
yurttaşların bekletildiğini, iktidarın yanlışlarından ders almak kalıcı,
gerçekçi çözüm yerine günü kurtarma ve suçlu yaratarak, beceriksiz
yönetimlerini aklama çabası içinde olduklarını ifade etti. 

Gelinen noktayı “AKP’nin 17 yıllık tarım
politikasının çökmesi” olarak nitelendiren Ömer Fethi Gürer, sebze meyve
fiyatlarındaki artışı önlemenin yolunun, üretim girdi maliyetlerinin
düşürülmesinden geçtiğini ifade etti. 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde
Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın
talimatıyla belediyelerin tanzim satış noktalarının açılmasını daha dün karşı
çıkıp bugün kurtuluş diye tablacılık  yaparak sunmalarının çelişkisini
iktidarın ne yaptığını bilmezliğinin bir yansıması olduğunu belirtti.

İKTİDAR
 TARIMDA NE YAPTIĞINI BİLMİYOR

CHP’li belediyelerin vatandaşa daha uygun
fiyatla ürün satan tanzim satış mağazaları ve alanlarının kapatıldığını
anımsatan Gürer: “Neye karşı çıktılarsa, sonunda umut diye ona sarılmaya
başladılar” ifadesini kullandı. 

SÖYLEDİKLERİNİ
YUTUYORLAR 

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Atatürk’ün
tarımda ne yapıp, nasıl başardığını okusalar başka çözüm aramazlardı ama AKP
Atatürk Orman Çiftliğini dahi saray dikerek önemli ölçüde yok etti. Çok katlı
binalar dikildiği kent çevrelerinde bostan arazileri yok edildiği için artık
ürün farklı illerden büyük şehirlere taşınıyor. Üretim girdileri yanında yol
köprü akaryakıt gideri de fiyatlara önemli etki yapıyor. Cumhuriyetin ilk
yıllarında planlı ve bilimsel tarıma geçiliyor. Çiftlikler kuruluyor. Yerli
tohum ve fidan üretimine geçiliyor. Toprak analizinden üretim maliyetine, ürün
verimliliğinden bölgesel çeşitliliğe ve depolamadan pazarlamaya çalışmalar
yapılıyor. Çiftliklerin birleşimi ile doğan TİGEM gibi Et ve Balık Kurumu, TMO,
Bitkisel üretim adına yapılanmalar oluşturuluyor. 1990’lardan başlayıp 16
yıllık AKP iktidarında zirve yapan uygulamalarla özelleştirme adına devlet
destekli tarım politikaları yok ediliyor. TİGEM’in verimli çiftlikleri kiraya
veriliyor, Et ve Balık Özelleştirme kapsamına alınıyor. TMO’nun işlevi
değiştiriliyor. Diğer tarım işletmeleri tasfiye ediliyor. Ülke tarımı çökertilip
ithale yöneliş oluşuyor ve Fransa çiftçisine katkı nedeni ile madalya alan
bakanlar ülke tarımının yok oluşunu yaratıyor. Bu süreçte kentlerin çevresinde
verimli tarım alanlarınki çoğu sebze bostanı imara açılıyor. Adım adım bugünler
göz göre göre yaratılıyor.

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM)
için ülke genelinde Atatürk ile başlayan tohum ve fidan ıslahı için kurulan
çiftçilikleri kiraya verip yok eden anlayış TİGEM’i Sudan’dan tarım alanları
kiralamaya yöneltiyor.  Bakan yazılı soru
önergeme verdiği yanıtta domates, hıyar yetiştireceklerini belirtmişti. Orada
yetiştirip ülkemize getirecekler, keşke ülkemizde bu üretimleri düşünselerdi. Toprak
Malzemeleri Ofisi’nde (TMO)  çiftçi kara gün dostu iken, Niğde Bor
ilçesinde olduğu gibi varlığını yok ettiler. Depolar binalar harap halde kaldı.
AKP iktidarı ne yaptıklarını kendileri de bilmiyor. Günü birlik kararlar alıp
uygulamaya koyuyorlar ama başarısız olunca eski sisteme dönüp söylediklerini
yutuyorlar” diye konuştu. 

DEVLET
BAKKALLIK YAPMAZ DİYENLER, YAPTIKLARI YANLIŞI GÖRDÜLER 

AKP’nin uygulamaya koyup sonradan eskiye
dönüş yapmak zorunda kaldığı pek çok konuda üreticinin, tüketicinin ve tüm
yurttaşlarımızın zarar gördüğünü kaydeden CHP Milletvekili Gürer, Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın 2010 yılında söylediği “Yolun sonu görünüyor; bakkallar birleşsin ve
marketleşsin” şeklindeki açıklamasını hatırlattı. Gürer, “O zaman böyle diyen
cumhurbaşkanı şimdi de marketlerle mücadele etmeye başladı. Tanzim diye mobil
tablacılığa yönelen belediyelerle sebze ve meyve fiyatlarındaki artışa çözüm
arıyor. Tanzimler kapatılırken ‘devlet bakkallık yapmaz’ diyenler sonunda
yaptıkları yanlışı gördüler. Üretici maliyet girdileri nedeni ile her yıl
tarladan uzaklaşıyor, borç batağındaki üretici maliyetine ürün satarsa nasıl
geçinecek? Ekip dikmez. AKP iktidarı ekilmeyen arazilere  nasıl ekim
yaptıracak? Acil yapılması gerekeni yapıp, üretim girdi maliyetlerini düşürerek
düzenlemeler sağlanmalıdır” şeklinde konuştu. 

TARIMDA
BİLİMSEL ÇÖZÜM ŞART 

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer,
tarımdaki sorunlara planlı ve bilimsel çözümlerle yaklaşmanın gerektiğine de
işaret ederek, “İktidar, kent çevrelerinde yağmalanan bostan alanlarını ile boşalan
köylerde oluşan sorunlarında farkında değil. Yok ede ede bugünleri yaratılar. Ülkeyi,
soğanı ithal edecek duruma düşürdüler. Şimdi de karne ile ürün satış sürecine
geldilerr. Sonunda patlıcanı, domatesi üreteni satanı da fiyatlardan dolayı
terörist ilan edecek kadar şaşırdılar” açıklamasında bulundu. 

GİRDİ
MALİYETLERİ DÜŞMEDEN, SEBZE MEYVE FİYATLARI DÜŞMEZ 

Sebze ve meyve fiyatlarındaki artışın,
tarımdaki girdi maliyetlerinin aşağıya çekilmesiyle mümkün olabileceğine dikkat
çeken CHP Milletvekili  Ömer Fethi Gürer, “Tohum, ilaç, gübre fiyatları
düşmeden; mazot ve tarımsal sulamada kullanılan elektrik fiyatları geri
çekilmeden sorunlar aşılmaz. Yol geçiş ve köprü geçiş ücreti yüksek olduğu için
sebze ve meyveye yüklenen nakliye fiyat artışı AKP iktidarı eli ile  fakir
fukaraya kuyrukta sınırlı miktarda sebze temin etme noktasına düşürüldüler” dedi. 

AKP’NİN TARIM
POLİTİKASI ÇÖKTÜ…

AKP iktidarını 17 yıldır uyguladığı tarım
politikasının çöktüğüne işaret eden Gürer, “Kooperatifçiliğe yeniden dönüşün
yolu açılmalıdır. AKP’nin Tarım politikasında yaptığı yanlışları halen görmüyor;
geçici çözümlerle 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere kadar fiyatları düşürüp
oy devşirmeyi planlıyor. Uyguladıkları yöntem ile domatesi, patlıcanı ucuza düşürdük
algısı belediyelerin  maliyeti bir kısmı üstlenmesi ile oluşuyor. Kalıcı
çözüm yaratmanın yolu üreticinin ucuz ürün üretimini sağlamaktır. Yeniden
üretime yöneltecek uygulamalar sağlanmasıdır. Üretmeden, girdi maliyetini düşürmeden,
yeni tarım alanaları seralar oluşturmadan, ürün korunabilir depoları artırmadan,
bilimsel ve planlı tarıma yönelmeden günü kurtarmadan öte çözüm üretilemez” diye
konuştu. 

YORUM YAZ